YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13245
KARAR NO : 2011/14139
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacılar …, … ve … tarafından, davalı aleyhine 17.06.2010-03.09.2010 gününde verilen dilekçeler ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar murislerinin “… (ölü mirasçıları): …” şeklinde yazılan kimlik bilgilerinin “… oğlu … …” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 12/01/2010 tarihli bir başvuru üzerine vermiş olduğu …-15688-10-101.01 sayılı cevabi yazısında; “Nüfus Hizmetlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 72. maddesinde belirtildiği üzere; nüfusta kaydı bulunmayanların ölüme ilişkin resmi veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmiş herhangi bir ölüm kaydı bulunmadığı takdirde nüfus kütüklerine tescilin yapılması kanunen mümkün olmadığı” bildirilmiştir.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yazısında belirtilen nedenlerle idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur.
Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilmelidir.
Somut olaya gelince;
Nüfus kayıtlarında soyadı bulunmayan davacıların murisinin kimlik bilgilerinin “…” soyadı ilavesi sureti ile düzeltilmesi mümkün değildir. Mahkemece tapuda malik görünen “…(ölü mirasçıları):…” ile … oğlu …’in aynı şahsılar olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Tüm bu işlemler yerine getirildikten sonra hala tereddütler giderilememiş ise mahkemece taşınmaz başında keşif yapılarak tanıklar ve mahalli bilirkişiler dinlenmelidir. Yapılan araştırma ve inceleme sonucunda toplanan delillerle kanıtlandığı takdirde tapu kayıtlarında malik görünen “…(ölü mirasçıları):…” ile davacıların murisinin aynı şahıs olduğunun tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 22.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.