Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3823 E. 2021/3071 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3823
KARAR NO : 2021/3071
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.03.2019 tarih ve 2019/19 E. – 2019/87 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan kredi kullandığını, kredi borcu ödendiği halde davacıya 5.791,46 TL borcunun bulunduğunun bildirildiğini ileri sürerek davacının 5.791,46 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kullanmış olduğu ticari krediyi ödememesi sebebiyle 31/05/2011 tarihinde 38.548,05 TL borç ile takip hesaplarına aktarıldığını, davacı ile faiz indiriminden yararlandırılarak 13/06/2011 tarihinde 48 ay vadede %14,75 cari faiz oranı ile yapılandırma protokolü yapıldığını, davacının zaman zaman taksitlerini gününde ödemeyerek protokolü ihlal ettiğini ve faiz oranlarının değiştiğini, yapılandırma protokolü gereği davacıdan önce anapara tahsilatı ve sonra da faiz tahsilatları yapıldığını, en son 07/10/2013 tarihinde davacının 7.600,00 TL ödeme yaptığını ve bu tutarın 5.084,27 TL’sinin anapara ve 2.295,93 TL’sinin ise faiz olduğunu, 07/10/2013 tarihine kadar müşteriden ana para tahsilatları yapıldığını ve faiz tahsilatının da bu tarihten sonra başladığını 18.03.2014 tarihi itibariyle 1 TL ana para borcu, 5.514,72 TL faiz, 275,74 TL BSMV olmak üzere toplam 5.791,46 TL borcunun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankaya toplam 685,30 TL (652,62 TL si faiz, 32,63 TL si faizin %5 oranındaki BSM si olmak üzere) borcu bulunduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 5.105,16 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan yapılandırma sözleşmesinin “Muacceliyet ve Temerrüt İhlalinin Hukuki Sonuçları” başlığının 3. paragrafında “taahhüt ihlali halinde hiçbir ihtara gerek olmaksızın taksitlendirilen borçlara başlangıçtan itibaren muacceliyet verilerek takibe başlanmasını kabul ediyoruz” hükmü bulunmaktadır. Davacının davalı banka tarafından kendisine tanınan atıfetten yararlanmadığı için yapılandırma sözleşmesi nazara alınmaksızın, davalı banka alacağı ile buna ilişkin yapılan ödemeler de gözetilmek suretiyle dava tarihi itibariyle alacak- borç durumunun konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.