Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1725 E. 2021/1530 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1725
KARAR NO : 2021/1530
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.07.2018 tarih ve 2017/252 E- 2018/285 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2018/1884 E- 2020/74 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin esas unsuru “Yaşam” ibaresi olan markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/38121 sayılı “İNTEMA YAŞAM” ibareli marka başvurusuna iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, TPMK YİDK’in 23.05.2017 tarih ve 2017-M-3710 sayılı kararının 30. sınıftaki “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. “Mallar ile 35. sınıftaki” Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler bakımından kısmen iptaline ve 2016/38121 sayılı marka başvurusunun belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin “İNTEMA” seri markalarının çağdaş yapı, mutfak, yemek kültürü, banyo tasarımlarında Türkiye’de önemli bir marka olduğunu, “İNTEMA” markasının WIPO aracılığı ile 17 ülkede tescilli bulunduğunu, “YAŞAM” ibaresinin genel kullanımı olması nedeniyle zayıf bir kelime olduğunu, TPE nezdinde YAŞAM ibaresini içeren birçok tescilli markanın bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “İNTEMA YAŞAM” ibareli başvurusu ile davacının “YAŞAM” ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama
tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının “İNTEMA YAŞAM” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait “YAŞAM” ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının “YAŞAM” ibareli tescilli markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak isterken davalının “İNTEMA YAŞAM” ibareli başvuru markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler olarak algısı oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden iltibasın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının itirazına mesnet markasının “YAŞAM” ibareli olduğu, davacının markasındaki asıl unsur olan “YAŞAM” ibaresinin, marka kapsamı için vasıf veya cins bildirmediği, davalının başvurusunun da “İNTEMA YAŞAM” ibaresinden oluştuğu, “İNTEMA” ibaresinin çatı marka olması nedeniyle esas unsurun “YAŞAM” olduğu, iki işaret arasında anlamsal, görsel ve sescil olarak benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki, mallarla, bu malların parekendiciliğine ilişkin 35. sınıfta yer alan hizmetlerin davacının markasının kapsamı ile aynı/benzer veya ilişkili olduğu, işletmesel bağlantılandırma riskinin yüksek olması nedeniyle, davacı markasının kapsamındaki ürün ve hizmetlerle davalının başvurusunun kapsamındaki bu malların aynı tür olduğunun kabul edilmesinin gerektiği davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markası arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 55,10 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 22.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.