Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1675 E. 2021/1552 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1675
KARAR NO : 2021/1552
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2017/85 E. – 2017/526 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.01.2020 tarih ve 2018/1930 E. – 2020/131 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2015/24034 numaralı “easyfit+şekil” ibareli marka başvurusuna, davacının 2000 04524, 2007 32835, 2013 32392, 2013 29479, 2013 29468, 2013 60855 sayılı ve “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibareli markaları ile tanınmışlığa, kötüniyete dayalı itirazının, davalı kurumun YİDK kararıyla reddedildiğini, müvekkilin “Fit” ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini, “Easyfit” ibareli başvurunun, müvekkilinin “Fit” asıl unsurlu markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun, müvekkiline ait markaların seri markası olarak algılanacağını, bunun aynı zamanda haksız kazanç sağlanmasına neden olacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-116 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, davacının “Fit” ibaresini içeren markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi anlamında tanınmış olduklarının ispatlanamadığından 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; başvuru konusu ibare “easyfit” olsa bile, tüketiciler bir bütün olarak anlamı olmayan bu ibareyi “easy fit” şeklinde algılayacağı, başvuruda “fit” ibaresinin “easy” kelimesine nazaran daha farklı büyüklükte düzenlenmesi de bu kanaati güçlendirdiği, “easy” kelimesi, “fit” ibaresini nitelendirdiğinden, başvurunun asli unsurunu “fit” kelimesi oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markaların asli unsuru da aynı kelimeden oluştuğundan, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca benzerlik ve karıştırma tehlikesi bulunduğu, başvuru, 05., 29., 30., 35. ve 43. sınıf mal ve hizmetleri kapsamakta olup, davacının itirazına mesnet markalar ise 29., 30., 32., 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescillidir, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler benzer olup başvuru kapsamındaki 29. ve 30. sınıflarda yer alan mallar, redde mesnet markanın kapsamında da aynen bulunmakta olup başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin tamamı yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, Türk Patent YİDK’in 09.01.2017 tarih, 2017-M-116 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2015/24034 sayılı “easyfit” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 49,50 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 22/02/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.