Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32015 E. 2021/6580 K. 29.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32015
KARAR NO : 2021/6580
KARAR TARİHİ : 29.03.2021

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2020 tarihli ve 2019/508 esas, 2020/168 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/10/2020 gün ve 94660652-105-09-11972-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2020 gün ve 2020/96053 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09/04/2018 tarihli ve 2018/616 esas, 2018/4761 karar sayılı ilamında “Kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi hâlinde TCK’nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usûl işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi hâlinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, TCK’nın 168/5 ve CMK’nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi hâlinde, tebligat yapılıyor ise makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,..” şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 168/5. maddesi uyarınca sanığa etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi hâlinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği cihetle, somut olayda, sanığın bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi hâlinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği hususunun ihtar edilmesini müteakip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Abonelik esasına göre yararlanılabilen suyun, katılan kurumun bilgisi dışında ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 163/1. maddesi uygulanmak suretiyle sanık … hakkında eksik ceza tayini hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 29/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.