Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32011 E. 2021/6576 K. 29.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32011
KARAR NO : 2021/6576
KARAR TARİHİ : 29.03.2021

Nitelikli hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2010 tarihli ve 2008/406 esas, 2010/302 sayılı kararının 17/01/2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 13/08/2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle daha önce verilen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanunu’nun 142/1-a, 31/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/413 esas, 2019/506 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/10/2020 gün ve 10999/2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/11/2020 gün ve 2020/94905 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan mahkûmiyet kararının kesinleştiği 17/01/2013 ile yeni suçun işlendiği 13/08/2017 tarihleri arasında 4 yıl 6 ay 27 gün süre ile zamanaşımı süresinin durduğu, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun ise 5237 sayıllı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu ancak anılan Kanun’un 66/2. maddesine göre suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş grubunda olması nedeniyle dava zamanaşımı süresinin 4 yıl olduğu, aynı Kanun’un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 6 yıl olduğu, bu süreye zaman aşımının durduğu 4 yıl 6 ay 27 günlük süre eklendiğinde 10 yıl 6 ay 27 gün olacağı, suç tarihi olan 05/06/2008 gününe 10 yıl 6 ay 27 günlük süre eklendiğinde zamanaşımının 01/01/2019 tarihinde dolmuş olması nedeniyle hükmün açıklanma tarihi olan 07/11/2019 tarihi itibarıyla davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiği halde 5 yıl olarak belirlenip, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 17/01/2013 tarihinden itibaren 3 yıllık denetim süresi dolduktan sonra 13/08/2017 tarihinde suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinde suç işleyerek ihlalde bulunduğundan bahisle yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
3-Kabule göre de, suç tarihi olan 05/06/2008 tarihinde 18 yaşından küçük olan ve bu tarihten önce hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 10 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2010 tarihli ve 2008/406 Esas – 2010/302 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararda 5395 sayılı Kanun’un, 06/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’la değişik 23. maddesine göre denetim süresinin 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiği halde 5 yıl olarak öngörüldüğü anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesinde, açıklanması geri bırakılan hükmün, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde açıklanabileceğinin düzenlenmesi ve anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17/01/2013 tarihinde kesinleşmesi ve bu kararda suça sürüklenen çocuk hakkında denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülük yüklenmemesi karşısında, ihbara konu Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/245 Esas – 2019/62 Karar sayılı ilamında belirtilen suçun denetim süresinin bitiminden sonra 13/08/2017 tarihinde işlenmesi nedeniyle bu karara dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkındaki 17/01/2013 tarihinde kesinleşen, 06/02/2009 tarihli ve 2008/406 Esas – 2010/302 Karar sayılı hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğinin ve 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlenmediğinin belirlenmesi halinde davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (LÜLEBURGAZ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 07/11/2019 tarihli ve 2019/413 Esas – 2019/506 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; güncel adli sicil kaydına göre 3 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezanın kaldırılmasına, verilen kararın niteliğine göre 1 ve 3 no’lu kanun yararına bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 29/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.