Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1946 E. 2021/1628 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1946
KARAR NO : 2021/1628
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 19.11.2019 tarih ve 2019/72-2019/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirket nezdinde emeklilik poliçesi yaptırdığını, en son ay ödediği tutarın aylık 247,00 TL olduğunu, 08.05.2015 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunarak poliçe çıkış işlemlerinin yapılarak ödemiş olduğu tutarların kendisine iadesini talep ettiğini, davalı şirketin davacıdan istemiş olduğu belgelerin gönderildiğini ancak başvuru tarihi olan 08.05.2015 tarihinden bu güne kadar davacının oyalandığını, davalı şirketten olan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça kötüniyetle itiraz edilip icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından yapılan Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında fon satış işlemlerinin belli bir süre aldığı, icra müdürlüğü dosyasına yasal sürede, mevzuat ve sözleşme kapsamında yapılacak kesintiler düşüldükten sonra, sözleşme tutarının ödeneceği belirtilerek borca işleyecek faize, vekalet ücretine ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, davacının talep ettiği sözleşme tutarının ödendiğini, davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya göre; her ne kadar davalı tarafça 21.08.2015 tarihinde icra dosyasına ödeme yapılması nedeniyle bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı düşünülebilirse de; icra takip talebinin 13.08.2015 tarihinde yapıldığı, davalının ödeme emrine 19.08.2015 tarihinde itiraz ettiği, davacının da işbu davayı 20.08.2015 tarihinde açtığı ve ödemenin ise dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken 21.08.2015 tarihinde yapıldığı, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinden davalı tarafça yapılan ödeme mahsup edilmemiş, icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Samsun 5. İcra
Müdürlüğünün 2015/9601 esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin 32.280,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, davalının itirazında haksız ve alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın (32.280,00 TL) %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.653,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.