YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4923
KARAR NO : 2021/8480
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Olası Kastla Yaralama
HÜKÜMLER : 1) Sanık …’nun olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1d-son, 21/2, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair
2) Sanık …’nun kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35, 62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair
3) Sanık …’ın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35, 62, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdur …’yi olası kastla yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur …’yi olası kastla hayati tehlike geçirir ve orta (2) derecede kemik kırığına neden olur nitelikte yaralaması nedeniyle sanık …’in 5237 sayılı TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen
cezasının, “TCK’nin 87/1-d maddesi” uyarınca bir kat artırılmasına karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesinin “TCK’nin 87/3-d maddesi” olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü; sanığın olası kastla yaralama eylemini gerçekleştirmediğine, elde edilen delillerin sanığa isnat edilen suçla ilişkilendirilemeyeceğine, atılı suçu işlemediğine yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … haklarında katılan …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve …’ın katılan …’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin suçun sübutuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle;
a) Gerekçeli karar başlığında katılan …’ın adı ve soyadının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
b) Tüm dosya kapsamı içeriğine göre, olay esnasında mağdur …
Kiçki ile katılan …, tanıklar … ve …’ın birlikte sohbet ettikleri esnada olay yerine, katılan … ve … ailesi ile husumetli olan sanık …’ın kullandığı araçla geldiği, aracın ön sağ koltuğunda ise diğer sanık …’nun bulunduğu ve elinde silah olduğu, sanık …’in silahını ateşlediği ve mağdur …’nin sırtından vurulduğu, sanık …’in ateş etmesi sonucunda katılan …’ın ise hiç isabet almadığı olayda, “9 yıldan 15 yıla” kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak asgari oranda ceza tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde “12 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nin 53. maddesinin birinci cümlesine ekleme yapılması nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d) Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi uyarınca sanığın cezanının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesine rağmen, TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 20/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.