Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/33023 E. 2021/5059 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33023
KARAR NO : 2021/5059
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında… Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20/12/2011 tarih ve 2011/449 E., 2011/754 K. sayılı ilam ile muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği 23/01/2012 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde 10.07.2014 tarihinde işlediği TCK’nın 106/1-1 maddesine uyan tehdit suçu nedeniyle bildirim yapılan … 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/11/2015 tarih, 2014/800 E., 2015/682 K. sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. maddesinde yazılı tehdit suçuna ait olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşıldığından, öncelikle ihbar dosyası yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın, açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesindeki “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;

Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş olsa da, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi, ayrıca iptal kararının, CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 289/1. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.