YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6951
KARAR NO : 2013/9796
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.04.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 01.10.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı şirket ile düzenledikleri 21.12.2006 günlü sözleşmeyle 199 ada 1 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, davalı yüklenici şirketin süresinde edimini yerine getirmediğinden 26.09.2009 tarihli ek sözleşme düzenlediklerini, edimini yerine getirerek taşınmazı 25.06.2010 günü teslim aldığını, davalı şirket ortağı ve müdürü olan davalı … adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının devredilmediğini ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini veya 170.000 İngiliz Sterlini’nin davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar, davacının tapu iptali ve tescil istemini kabul ettiklerini, dava açılmasına neden olmadıklarından yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yüklenemeyeceğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve bakiye harcın davacıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi (c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu
taşınmaz “konut” niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı; kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı aynı zamanda yüklenici ve arsa sahibi olan davalı şirketten sözleşme ile bağımsız bölüm satın aldığını iddia ederek adına tescilini; ikinci kademede taşınmaz bedelinin ödenmesini talep etmiştir. İddia şekline göre davacının konut olan bu yeri oturmak amacıyla satın aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı tüketici yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.