YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31397
KARAR NO : 2021/2647
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Av. …’in sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın tutuklu olması nedeniyle hazırlık aşamasında Av. …’in müdafii olarak atandığı ve yargılama sırasında 21/10/2008 tarihli celsede sanığın tahliyesine karar verildiği, ihbar üzerine hükmün açıklanmasına ilişkin yapılan 26.11.2015 tarihli duruşmada sanığın müdafii talep etmediğini beyan ettiği, sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığının anlaşılması karşısında; Av. …, kendisine tebliğ edilen 26/11/2015 tarihli kararı temyiz etmiş ise de, yukarıda belirtilen gerekçeler ile görevinin sona erdiğinin anlaşıldığından sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmayan sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan, TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 119/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yapılırken 12 ay yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında; konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde ”TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yapılarak sanığın 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
13.09.2008 tarihli olay yeri inceleme tutanağı, müşteki beyanı ve dosya içeriğine göre, sanığın temyiz dışı sanıklar ile birlikte müştekiye ait evin kapı kilidini zorlayarak ve anahtar yuvasını genişleterek zarar vermek suretiyle kapıyı açıp hırsızlığa teşebbüs ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.