YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/22057
KARAR NO : 2021/4278
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın 14.05.2010 tarihinde gerçekleştirdiği hırsızlık üzerine polisin kovalaması sonucu yakalandığı, yakalanırken polise karşı direndiği ve kendisini kardeşi olan mağdur … olarak tanıtarak kardeşinin kimlik bilgilerini kullandığı, olay kapsamında görevi yaptırmamak için direnme ve iftira suçlarından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2010 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve yapılan yargılamanın sonunda Antalya 7. Asliye Ceza Mahkesinin 2010/769 Esas, 2013/397 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hükmün temyiz incelenmesinden geçerek 22.10.2014 tarihinde kesinleştiği ancak hırsızlık suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca ayrıca soruşturma yürütüldüğü ve Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/248 Esas, 2012/801 Karar sayılı dosyasından mağdur … hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, bilahare mağdurun Cumhuriyet Başsavcılığına başka bir olayda daha sanığın, kendisine ait kimlik bilgilerini kullandığını anlaması üzerine suç duyurusunda bulunduğu, bunun üzerine hırsızlık eyleminde kardeşine ait kimlik bilgilerini kullandığından bahisle işbu temyize konu mükerrer davanın açıldığı anlaşılması karşısında; 5271 sayılı CMK.nın 223/7. maddesinde “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, Ceza Genel Kurulu’nun 13.04.2010 tarih 2010/1-9 Esas, 2010/83 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; konusu ve tarafları aynı olan suçun iki ayrı davaya konu edilmesi halinde, daha sonradan düzenlenen iddianame ile açılan ikinci kamu davasının, aynı eylem nedeniyle açılan mükerrer dava niteliğinde olup, açılan bu ikinci kamu davasının CMK.nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1)Gerekçeli karar başlığında suçun başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak gösterilmesi,
2)Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak, kesinleşmiş davadan bağımsız bir temel ceza belirlenerek, bu temel ceza üzerinden TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle bulunan cezadan evvelce kesinleşen cezanın mahsubu ile infazın tespit edilen ceza üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.