YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11348
KARAR NO : 2021/2148
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; kira farkı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatmış olduğu …İcra Müdürlüğü’nün 2014/28661 Esas sayılı icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar Dairemizin 13/06/2019 tarih ve 2017/7339-2019/5407 E/K sayılı ilamı ile; davacı tarafça kira tespit kararı kesinleşmeden kira tespit kararına dayanarak kira farkı alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olduğundan davanın reddi gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın reddi ile davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, 9.689,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş; söz konusu karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.’nin 13. maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” düzenlemesi yer almaktadır.
Yine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 9. maddesinde, ”tahliye ve kiracılık sıfatının tespiti davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; dava itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi davası olup, davalı yararına itirazın iptaline konu alacak miktarı ile tahliye talebi açısından yıllık kira bedeli üzerinden iki ayrı hesaplama yapılarak iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece itirazın iptaline konu alacak bedeli yönünden tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkartılarak, yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince itirazın iptali talebi için hesaplanan 9.689,40 TL, tahliye talebi için bir yıllık kira bedeli olarak kabul edilen 108.000,00 TL üzerinden hesaplanan 14.210,00 TL olmak üzere toplam 23.899,40 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” ifadelerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.