Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2013/7948 E. 2013/10259 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7948
KARAR NO : 2013/10259
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ortak gider ve aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tebligatların usule uygun olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili asıl ve birleşen davalardaki dava dilekçesinde; Davalı kiracının kira sözleşmesi uyarınca ödemesi gereken elektrik, su, temizlik gibi ortak gider borçlarını ödemediğini, site yönetimince tahakkuk ettirilen borçların davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığını, ödenen tutarların tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takiplerine davalının itirazda bulunduğunu belirterek, itirazların iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, taraflar arasında 27.03.2008 tarihinde sulh protokolü imzalandığını, protokolde bildirilen 82.000 TL’lik borcun davacıya ödendiğini bunun bir sonucu olarak protokolün 10.maddesinde; taraflar arasında devam eden tüm takip ve davaların düşürüleceği ve tarafların birbirinden hiçbir hak ve alacağının kalmayacağının kararlaştırıldığını, protokole göre davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davaya konu alacağın ortak gider alacağına ilişkin olup, protokol ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.08.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 3. maddesinde ortak gider bedellerinden kiracının sorumlu olacağı belirtilmiştir. Görülmekte olan dava 16.02.2007 – 29.01.2008 tarihleri arasındaki ortak gider alacağına ilişkindir. Davacı, söz konusu döneme ilişkin ortak gider paralarının davalı tarafından ödenmediği iddiasındadır. Davalı ise, söz konusu alacağın taraflar arasında akdedilen 27.03.2008 tarihli sulh ve ibra protokolü uyarınca
istenemeyeceğini savunmuştur. İbraz edilen protokolün 1.maddesinde 82.000 TL tutarındaki fark kira borcunun vadesi belirlenmiş 6 adet çek ile kiracı tarafından kiralayana ödeneceği belirtildikten sonra 10.maddesinde; birinci maddede belirtilen borcun ödenmesinden sonra taraflar arasında devam eden tüm takip ve davaların düşürüleceği, ödemelerin tamamlanmasından sonra tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacağının kalmayacağı, tarafların birbirlerini ibra edecekleri kararlaştırılmıştır. Protokole bağlı borç sadece kira borcu olmasına rağmen, söz konusu borcun ödenmesinin hukuki sonuçları 10.maddede ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Ödeme durumunda taraflar arasında devam eden tüm dava ve takiplerin sonlandırılacağı, tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacağının kalmayacağı öngörülmüştür. Protokolün düzenlendiği tarih itibariyle taraflar arasında derdest olan davaya konu icra takiplerinin protokol kapsamı dışında olduğu taraflarca kararlaştırılabilecekken bu yapılmamış aksine taraflar arasında karşılıklı olarak açılmış devam eden veya sonuçlanmış tüm takip ve davaların düşürüleceği, ödemelerin tamamlanmasından sonra tarafların birbirinden hiçbir hak ve alacağının kalmayacağı, bu nedenle tarafların birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmiş olacağı belirtilmiştir. Protokoldeki bu açık düzenleme karşısında protokolün bu maddesinin eldeki dava ve icra takiplerine de şamil olduğunun kabulü gerekir. Protokole bağlı borcun ödendiği taraflar arasında çekişme konusu değildir. Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında protokol hükmüne değer verilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.