YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11453
KARAR NO : 2013/14097
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.06.2012 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 08.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, doğal olarak akan suların TMK’nın 742. maddesi gereğince tahliyesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 1626 parsel sayılı taşınmazda paylı malik olduğunu, taşınmazında biriken kar ve yağmur sularının davalılara ait 1625, 1623, 1624 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden tahliyesini istemiştir.
Davalılar …, …, … … ve … davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar …, … ve … temyiz etmiştir.
Dairemizin 17.05.2012 tarihli 2012/5971-7083 E/K sayılı ilamıyla, uyuşmazlığın mecra hakkı tesisine ilişkin olmadığı, TMK’nın 742 ve 743. maddeleri gözetilerek çözümlenmesi gerektiği, bunun için de mahkemece alt taraftaki taşınmazların zarar görüp görmediği, zararın varlığının belirlenmesi halinde hangi önlemlerin alınmasının gerektiğinin saptanması ve suların ne şekilde tahliyesinin gerektiğinin araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak mahallinde yeniden keşif yapılmıştır. Uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, 1625 parsel sayılı taşınmazın 1624 parsel sayılı taşınmaz ile olan sınırından, toprağın 15-20 cm derinliğinden 10-15 cm çapında atık su borusu (pvc boru) ile suyun yola tahliye edilmesi gerektiği, tahliye edilmediği takdirde 1625 parsel sayılı taşınmaza zarar vermesinin kaçınılmaz olduğu belirtilmiştir.
Mahkeme, davacının mecra tesisi isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nın 76., 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime ait bir görevdir. Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif sonrasında uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, 1625 parsel sayılı taşınmazın 1624 parsel sayılı taşınmaz ile olan sınırından, toprağın 15-20 cm derinliğinden 10-15 cm çapında atık su borusu (pvc boru) ile suyun yola tahliye edilmesine karar verilmesi gerekirken bozmaya uyulduğu halde mahkemece gerek davanın hukuki nitelendirilmesi gerekse maddi vakaların değerlendirilmesi konusunda Diremizin bozma ilamı aykırı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 08.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.