Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/11417 E. 2011/16934 K. 01.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11417
KARAR NO : 2011/16934
KARAR TARİHİ : 01.11.2011

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.205.00 TL alacak için takibe yapılan itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece mahkemenin görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, üçüncü şahsın çektiği krediye davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu; kredi borçlusunun borcunu ödememesi nedeniyle, müvekkili tarafından borcun büyük kısmının ödendiğini; ödediği tutardan kendi hissesini aşan kısmı için davalı hakkında yaptığı icra takibine ise, davalının haksız itiraz ettiğini iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; “dava konusu alacağın tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı, tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan bankanın açtığı davalarda genel mahkemelerin görevli olduğu, asıl borçlu veya kefiller tarafından bankaya veya birbirlerine karşı açtıkları davalarda Tüketici mahkemesinin görevli olduğu, bizim dosyamızdaki söz konusu dava ise kefilin kefile karşı açtığı bir dava olup; mahkememiz, 4077 sayılı Kanunun 10.ve 23.maddesine göre görevsizdir, gerekçesiyle” mahkemenin görevsizliği cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dava, Borçlar Kanununun 488.maddesine dayanan kefilin kefile rücuuna ilişkin bulunmaktadır. Taraflar arasındaki borcun kaynağı, Borçlar Kanununa dayandığına göre; davaya genel mahkemelerde bakılması gerekir. Mahkemece, dava konusu alacağın tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davaya Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle, yanılgılı değerlendirme sonucu, görevsizlik kararı verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.