Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3808 E. 2021/2738 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3808
KARAR NO : 2021/2738
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.06.2019 tarih ve 2019/302-2019/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında başlatılan Malatya 6.İcra Müdürlüğü’nün 2009/5079 Esas sayılı takip dosyasına konu borcun 02.01.2013 tarihinde haricen davalıya ödendiğini ve karşılığında ibraname alındığını, davalının kötüniyetli şekilde takip dosyasını yenilemesi üzerine davacıya tekrar ödeme emri gönderildiğini, yenileme ile canlandırılan 2013/2129 sayılı takibe Malatya 2. İcra Mahkemesi’nde 2013/312 Esas sayılı dosyada itiraz ettiklerini, icra mahkemesinin itirazı reddettiğini , kararın temyiz aşamasında olduğunu beyan ederek, ibra nedeniyle eski 2009/5079 (yeni 2013/2129) sayılı icra takibinde borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiş, 02.02.2015 tarihli dilekçesi ile, 2009/5079 sayılı takibin dayanağının icra mahkemesince verilen tazminata ilişkin olduğunu, davalıdan alacaklı olduklarının tespiti sonucu icra mahkemesince verilen tazminat kararının hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek, Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/362 Esas 2011/723 Karar sayılı ilamıyla davalıdan 50.000.-TL alacaklı olduklarına karar verildiğini, 2009/5079 sayılı takibin dayanağının kalmadığını ileri sürerek, davadaki netice-i talebini ıslah ederek, takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı tarafından sunulan ”İbraname” başlıklı belgedeki imzaya itirazda bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, İİK’nın 170/4 maddesinde öngörülen alacaklı tarafından genel mahkemede dava açılması hususunun takip konusu yapılan senetle ilgili bir dava açılması şeklinde anlaşılması gerektiği, dava konusu olayda davacı senetle ilgili davasını ıslah ederek aralarındaki akdi ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu iddia ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.