Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3032 E. 2021/2258 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3032
KARAR NO : 2021/2258
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.03.2018 tarih ve 2016/324 E. – 2018/372 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.03.2019 tarih ve 2018/2859 E. – 2019/567 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında takibe konu edilen bonolar üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek davacının takip borçlusu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu senetlerdeki diğer borçlunun davacının oğlu olduğunu ve babasının rahatsız olması nedeniyle senetleri köyde imzalatıp getireceğini beyan etmesi sonrasında davalı tarafından verilen senetlerin davacının oğlu tarafından getirilerek davalıya teslim edildiğini, bu bağlamda alacağını tahsil etmek için takip başlatan davalının kötü niyetli olarak kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak 34 adet senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takipte kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, ilk derece makemesince yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu gerekçesiyle davalının istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, davalının aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, bonoya dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır. Davalının, davacının oğlu dava dışı… ile ticari ilişkisinden kaynaklanan alacağı için dava dışı kişiden dava konusu bonoları aldığı, dava dışı kişinin bu bonoları davacı babası hasta olduğu için evde imzalattırıp getirdiği, davalının tanık beyanları ile anlaşılmakla subjektif bir durum olan kötü niyet bakımından davalının kötü niyetli olmadığı açıktır. İlk derece mahkemesince herhangi bir gerekçe gösterilmeden davalının kötü niyetli olduğunun kabulü ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi ve davalı vekili tarafından bu hususun istinaf nedeni yapılmasına rağmen istinaf mahkemesince herhangi bir değerlendirme yapılmadan davalının kötü niyet tazminatına yönelik istinaf isteğinin de reddedilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.