Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/11782 E. 2021/2256 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/11782
KARAR NO : 2021/2256
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı şirket tarafından açılan temizlik ihalesinde işin dava dışı … Hizmet Yönetim Temizlik ve Ticaret A.Ş. tarafından üstlenildiği, …..A.Ş. tarafından bu ihale nedeni ile 07/11/2011 tarihli, 400.000,00 TL değerindeki teminat mektubunun davalı şirkete verildiğini, kendisinin de bu teminat mektubuna kefil olduğunu, davalı şirket tarafından teminat mektubunun paraya çevrildiğini, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tarafınca kefil sıfatıyla bankaya ödendiğini, ancak dava dışı …A.Ş. ile yapılan görüşmelerde borcun, teminat mektubu miktarının çok altında olduğunun anlaşıldığını, ancak gerekli bilgi ve belgenin elde edilememesi nedeni ile net bir şekilde borçlu olunan miktarın tespit edilemediğini, bunun dava dışı şirketle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağını, davalının ise, dava dışı şirketin ödemesi gereken miktar ile teminat mektubu arasındaki fark kadar sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, teminat mektubuna dair ilişkinin davacı, banka ve dava dışı Real…A.Ş. arasında olduğunu, bankaya yapılan ödemenin tahsili için dava dışı …A.Ş.’ ye davanın yöneltilmesi gerektiğini, davada husumeti olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiş, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19/02/2015 tarihli, 2015/933 E. ve 2015/2525K. sayılı ilamı ile, davaya konu teminat mektubunun verildiği sözleşme, taraflarının tacir olması ve aralarındaki ilişkinin ticari nitelik taşıması dikkate alındığında davaya Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak görevli mahkemede yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Somut olayda mahkemece; davacının dava dışı …A.Ş. lehine bankanın verdiği teminat mektubunda kefil olması sebebi ile kontgaran konumunda olduğu, kontrgaranın ödediği teminat mektubu bedelinin iadesini lehtardan isteyebileceği, yani davacının bu davayı lehine teminat verdiği ..A.Ş.’ye açması gerektiği gerekçesiyle ve bu gerekçe yerinde görülmezse de SGK tarafından dava dışı Real..A.Ş’nin 5.000.000,00 TL prim borcunun olduğunun bildirildiği, üst işveren olarak davalının bu borçlardan da sorumlu olacağı için 400.000,00 TL tutarlı teminat mektubunu paraya çevirmesinde hukuka aykırılık olmadığı, teminat borçlusundan fazladan tahsilatının da olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesine göre, dava hem husumet yokluğu nedeni ile usulden hem de teminat mektubunun haksız tahsil edilmediği gerekçesiyle esastan reddedilmiştir.
Oysa ki mahkemece, açılan dava öncelikle usul kuralları uyarınca incelenip değerlendirilmeli, usul hükümleri uyarınca davanın reddi mümkün ise usul yönünden davanın reddine karar verilmeli, aksi takdirde davanın esasına girilip esas hakkında bir karar verilmelidir. Buna göre; davanın usulden reddi kararının yanında esastan da reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.