YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2388
KARAR NO : 2021/3815
KARAR TARİHİ : 19.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.01.2020 tarih ve 2018/781-2020/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı banka ile davacı şirket arasında 18.05.2012 tarihli kredi genel sözleşmesinin imzalandığını, davacı şahsın bu sözleşmede müteselsil kefil olduğunu, kredi taksitlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödendiğini, davacıların kredi borçlarını belirlenen bitim tarihinden önce ödeyerek kapattıklarını, ancak verilen ödeme planına göre 18.04.2013 tarihinde kalan borç bakiyesi 348.008 iken yapılan kredi borcu kapatma başvurusuyla yeni meblağın %2’lik yeniden yapılandırma komisyonu ile birlikte 406.000.- TL olduğu bilgisine ulaşıldığını, bankaya yapılan itiraz dilekçesiyle birlikte 377.453,88 TL’ye indirildiğini, davalı banka ile yapılan sözleşmede kredi borcunun erken kapatılmasının herhangi bir komisyon şartına bağlanmadığını, bu durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, %2’lik komisyon bedelinin %4’e hatta %5’e çıkartılarak dolaylı bir faiz artırımına gidildiğini ileri sürerek şimdilik 1.000.- TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, sonrasında ıslah ile talebini 13.482,07 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacı şirket ile imzalanan kredi genel sözleşmesinin 36/6 maddesinde müşterinin erken ödeme talebi halinde bankaca cezai faiz belirlenebileceğinin hüküm altına alındığını, mevzuata uygun olarak erken ödeme tutarında davalı bankaca kullandırılan kredinin maliyetini teşkil etmek üzere kredi anaparası işlemiş faiz ve faizin KKDF maliyeti giderlerinin bankaca müşteriden tahsil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından, kredi borcunun erken kapatılması nedeniyle, davacıdan 20.543,05 TL erken ödeme ücretinin tahsil edildiği, ancak Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların 2013 yılı için TC. Merkez Bankası’na bildirdikleri ortalama oranlar baz alındığında %3,76 oranındaki erken ödeme ücretinin 13.419,84 TL olmasının gerekeceği, bu iki tutar arasındaki farkın 7.123,21 TL olduğu ve davacıya iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.123,21 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen miktarın 6.123,21 TL’sine ıslah tarihi olan 18.05.2016’dan itibaren yasal faiz işletilmesine, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL için faiz talep edilmediğinden bu miktar yönünden faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsiline ilişkindir. Davalı banka, TC Merkez Bankası’na erken ödeme işleminin gerçekleştiği yıl olan 2013 yılı itibariyle, ticari krediler için erken kapama komisyon oranını azami %2 olarak bildirmiştir. Mahkemece uyulan bozma ilamında, taraflar arasındaki sözleşmede açıkca bir tutar ve oran bulunmadığı, bu nedenle anılan yasal düzenleme gereğince öncelikle Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılmasının gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece anılan bozma ilamına uyulmasıyla usuli kazanılmış hak oluştuğundan, mahkemece erken kapama komisyon oranının TC Merkez Bankası’na bildirilen %2 oranı üzerinden hesaplanması gerekirken, tüm bankaların bildirdiği oranların aritmetik ortalamasına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar lehine BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine,19.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.