YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5208
KARAR NO : 2021/9135
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama
HÜKÜMLER : 1) Müşteki sanık … hakkında, katılan sanık …’a karşı “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan, 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/2, 29, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile mahkumiyet,
2) Katılan sanıklar …. ve … haklarında, müşteki sanık ….’ya karşı “kasten yaralama” suçlarından, 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1.500,00 TL adli para cezası ile mahkumiyet, 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki sanık … müdafiinin temyiz talebinin, müşteki sanık hakkında …’a karşı “kasten yaralamaya teşebbüs” suçundan kurulan hükme yönelik olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
1) Her ne kadar …’nın, kendisine karşı işlenen “kasten yaralama” suçları yönünden kamu davasına katılma talebi hususunda, 15/06/2016 tarihli celsede, “müşteki sanığın daha önce katılma yönünde talebinin bulunmadığını açıkça beyan etmesi karşısında, şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olamayacağı usul ilkesi kıyasen uygulanmak suretiyle katılma talebinin reddine,” karar verilmiş ise de adı geçen tarafından, müdafii huzurunda savunmasının tespit olunduğu 28/01/2014 tarihli duruşmada “şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum” şeklinde beyanda bulunulduğu ve ara kararların infazının beklendiği celselerde “önceki beyanlarımı tekrar ediyorum” şeklindeki açıklamaları ile adı geçene karşı işlenen suçların failleri hakkında tesis olunan hükümlere karşı müdafii tarafından kanuni süresi içinde temyiz dilekçesi sunularak kamu davasına katılma iradesinin gösterildiği anlaşılmış ise de katılan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizlerinin mümkün bulunmadığı, itirazın içeriği ve kamu davasına katılma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında inceleme yaparak karar verme yetkisinin ilgili merciiye ait olduğu anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen hükümlerin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Müşteki sanık … hakkında, katılan sanık …’a karşı “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” dikkate alınarak, asgari oranda (¼) indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (½) oranında indirim uygulamak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.Toplanan delillerin karar yerinde incelenmesiyle, suç vasfının tayininde, suçun sübutunun kabulünde, haksız tahrike ve takdiri indirim sebeplerine dayalı cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecelerinin takdiriyle ulaşılan vicdani kanaatin dosya kapsamına uygun şekilde gerekçelendirilmesi suretiyle kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, müşteki sanık müdafiinin, sanığın bereatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kabulde eylemin yaralama olarak ve meşru müdafaa olarak kabulü gerektiğine, ağır ve şiddetli tahrik nedeniyle üst sınırdan haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 26/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.