YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6354
KARAR NO : 2021/3617
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.02.2020 tarih ve 2019/348-2020/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının cirosu ve itibarı yüksek bir şirket olduğunu, 21.05.2008 tarihinde davalı bankanın davacı tarafından keşide edilen … numaralı 15.000,00 TL’lik çekin karşılığının olmasına rağmen takas saatinde hesaba para girmemesi nedeni ile çeke karşılıksız işlemi uygulandığını, davalı bankanın sonradan bu çekin ödemesini yaptığını ve düzeltme hakkını kullandığını, ancak bu defa da çekin seri numarasının çek bedeli olarak girilerek çek bedelinin 1.205.943,00 TL olarak göründüğünü, bunun üzerine bedelin hatalı girildiği şeklinde düzeltme yapıldığını, ancak bu düzeltmenin TCMB’ ye bildirilmemesi nedeni ile davacı şirketin kredi kullanamadığını ve factoring şirketlerinden yüksek faizle çek kırdırmak zorunda kaldığını, davacı şirketin kredi borçlarını ödeyemez hale geldiğini, ayrıca yaklaşık 6 ay düzeltme yapılmasını beklediğini ve bu süre zarfında ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından keşide edilen çekin takasa ibraz edildiği saat itibariyle karşılığının bulunmadığını, bu nedenle TCMB’ ye bildirimde bulunulduğunu, çek tutarının takas işlemi bittikten sonra yatırıldığını, ancak çekin miktar bilgisi olarak sehven çekin seri numarasının girildiğini, durumun fark edilmesi üzerine hatanın düzeltildiğini ve TCMB’ ye bildirildiğini, davacının maddi ve manevi zararının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı banka çalışanları tarafından çek bedeli ile çek numarası karıştırılmak sureti ile karşılıksız çıkan çekin 21.05.2008 tarihinde 15.000,00 TL olan çek bedelinin 1.205.943,00 TL olarak TCMB’ye bildirildiği ve bu konuda gerekli düzeltmenin yapıldığı, 30.05.2008 tarihine kadar tüm bankalar tarafından görülebilen TCMB kayıtlarında, davacı şirketin çok yüksek bir miktarda çekinin ödenmemiş gözükmesinin davacı şirketin ticari itibarının zedelenmesine sebep olacağı ve manevi tazminata hükmedebilmek için tazminat koşullarının varlığı yeterli olup maddi zarar somut olarak ispatlanamasa da davacının ticari itibarının sarsıldığı kabul edilerek davacı lehine uygun manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği, davacı lehine 7.000.-TL manevi tazminat verilmesinin, zarara uğrayan davacıda manevi huzuru doğuracak mahiyette olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebini içerir davanın reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000.-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 423,77 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.