YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/260
KARAR NO : 2012/866
KARAR TARİHİ : 26.01.2012
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.06.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit irtifakı tesisi istemiyle açılmıştır.
Davalı 70 sayılı parsel maliki, 70 sayılı parsel üzerinden geçit kurulduğunda taşınmazında küçülme olacağını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 46 ve 66 sayılı parseller yararına bilirkişi krokisinde (L) harfi ile gösterilen 70 sayılı parsel aleyhine geçit kurulmuştur.
Hükmü, davalı 70 sayılı parsel maliki temyiz etmiştir.
Belirtildiği üzere dava, 46 ve 66 sayılı parsel maliki tarafından her iki parsel lehine geçit kurulması istemiyle açılmıştır. Bu tür davalarda amaç genel yolla bağlantısı bulunmayan taşınmazların, genel yola bağlantısını sağlamaktır. Geçit davalarındaki diğer bir ilke de geçit isteminde bulunulan taşınmazların her biri için bu ihtiyacını kesintisizlik ilkesine uygun karşılamaktır.
Somut olaya gelince;
Gerek 46, gerekse 66 sayılı parsellerin mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu incelenen paftasından anlaşılmaktadır. Mahkemenin benimsediği şekildeki geçit, davacının 46 sayılı parselinin geçit ihtiyacını karşılamaz. Bunun sağlanması için davacıya uygun bir süre verilerek 46 sayılı parsel için 66 sayılı parsel üzerinden iradi geçit kurulması gerekir. Yoksa, az yukarıda belirtilen ilke gereği 46 sayılı parsel kesintisiz olarak genel yola bağlanmış sayılmaz.
Bunun dışında, geçit için uygun görülen çıkış yeri D-100 karayolu ile bağlantılıdır. Bu bağlantının kurulabilmesi için de bilirkişi tarafından düzenlenen krokinin Karayolları Bölge Müdürlüğüne gönderilerek kurulması düşünülen geçide yasal olanak olup olmadığı sorulup saptanmalıdır.
Diğer taraftan, Dairemizin uygulamasına göre bu tür davalarda davalı yan yargılama giderleriyle sorumlu tutulamaz. Mahkemenin bu uygulamayı da gözardı ederek davalıyı yargılama giderleriyle sorumlu tutması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 26.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.