Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2013/10832 E. 2013/12360 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10832
KARAR NO : 2013/12360
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.11.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; 29.06.2012 gününde davanın kabulüne karar verildiği, davalı … vekilinin talebi üzerine verilen 13.02.2013 tarihli tavzih kararının Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazda paydaş bulunmayan davalı …’e yönelik davanın husumetten reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Davalı … vekili’nin tavzih dilekçesi ile davalı … yönünden davanın husumetten reddi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği ileri sürülerek hükmün tavzihi talep edilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda tavzih isteminin kabulüne, davalı … adının karar başlığından ve hükmün vekalet ücretine ilişkin 5. bendinin hükümden çıkartılmasına karar verilmiştir.
Tavzih kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 305. maddesinin birinci fıkrasına göre tavzih, hükmün yeterince açıklık taşımaması, infazında tereddüt doğurması veya birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde olanaklıdır. İkinci fıkraya göre de tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Temyiz yoluyla incelenmesi mümkün olan bir husus yeniden yargılama yapılarak tavzih adı altında düzeltilemez.
Mahkemece yukarıda açıklanan kanun hükmü gözetilerek tavzih isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 13.02.2013 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.