Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/3760 E. 2021/2417 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3760
KARAR NO : 2021/2417
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları …’nin adına kayıtlı 33851 ada 22 parsel sayılı taşınmazdaki 67/143 payını 28.12.1990 tarihinde satış göstermek sureti ile ve mirastan mal kaçırmak amaçlı olarak ikinci eşi olan davalıya temlik ettiğini ileri sürerek muvazaalı yapılan satış işleminin ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile payları oranında yasal mirasçılar adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, evden eve elinde çanta ile pazarlamacılık yaparak muris ile beraber inşaatlarda çalışarak dava konusu taşınmazdaki 3 katlı binayı yaptıklarını, murisin mal kaçırma gibi bir niyeti olsa payının tümünü verebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı … … duruşmada, açılan davayı kabul etmediğini, davalının payının korunmasını istediğini beyan etmiştir.
Dahili davalı … duruşmada, açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, yapılan temlik işleminin muvazalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin verilen karar, Dairece “… Somut olaya gelince, murisin ilk evliliğinden olan davacı çocukları ile beşeri ilişkilerinin iyi olduğu, aralarında herhangi bir husumetin bulunmadığı, salt bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, murisin amacı mal kaçırmak olsa idi çekişme konusu taşınmazdaki payının tümünü devredebileceği, dosya kapsamı ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmaz üzerindeki binayı muris ile davalının birlikte yaptıkları hususları bir arada değerlendirildiğinde HMK’nun 190 ve TMK’nun 6. maddeleri uyarınca davacıların muvazaa iddialarını kanıtlayamadığı, bir başka ifade ile temlikin gerçek satış olduğu sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı tereke temsilcisi tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 20.04.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat Batuhan Selvi ile temyiz edilen davalı … vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen dahili davalı … v.d. gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak hüküm kurulmuş olmasında ve özellikle ivazlı temliklerde tenkis istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tereke temsilcisinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasa ile bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 14.90. TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke temsilcisinden alınmasına, 20/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.