Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/1028 E. 2021/7364 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1028
KARAR NO : 2021/7364
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılanın soruşturma aşamasında, sanık … tarafından bacaklarından bıçaklandığını, sanıklar … ve …’in de kendisine vurduklarını beyan etmesi ve bu beyanla uyumlu 08.10.2014 tarihli “okspital bölgede hematom, sol uyluk ön yüzde kesi ve arka tarafta iki adet kesi” olduğuna dair doktor raporu karşısında, sanıkların fiil üzerinde hakimiyet kurarak, fikir ve eylem birliği içinde atılı suçları işledikleri, neticeye birlikte sebebiyet verdikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar … ve …’in cezalarında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Katılanın soruşturma aşamasında, sanık … tarafından bacaklarından bıçaklandığını, sanıklar … ve …’in de kendisine vurduklarını beyan etmesi ve bu beyanla uyumlu 08.10.2014 tarihli “okspital bölgede hematom, sol uyluk ön yüzde kesi ve arka tarafta iki adet kesi” olduğuna dair doktor raporu karşısında, sanıkların fiil üzerinde hakimiyet kurarak, fikir ve eylem birliği içinde atılı suçları işledikleri, neticeye birlikte sebebiyet verdikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık …’in yüklenen suçu işlediği sabit olduğu halde yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
3) 5237 sayılı TCK’nin 37. maddesi uyarınca iştirak halinde suç işleyen sanıklar … ve … hakkında temel cezalar belirlenirken somut nedenler belirtilmeden farklı değerlendirmeler yapılması,
4) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 23/07/2009 tarihli, 2006/65 Esas – 2009/114 Karar sayılı kararının yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihinden sonra 6217 sayılı Kanun’un yürürlüge girdiği 14/04/2011 tarihleri arasında hapisten çevrilen adli para cezaları ve doğrudan verilen para cezaları kesin nitelikte olmadığından ve tekerrüre esas olduğundan sanığın adli sicil kaydında gözüken Tavşanlı Sulh ceza mahkemesinin 25.01.2011 tarih, 2010/66 Esas – 2011/22 Karar sayılı ilamı ile kasten yaralama suçundan verilen 2000 TL adli para cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
5) Sanıklar … ve … hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmiş olması ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine ”ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ”denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin, sanıklar … ve …’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.