Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3796 E. 2021/3035 K. 29.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3796
KARAR NO : 2021/3035
KARAR TARİHİ : 29.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.04.2019 tarih ve 2017/874-2019/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine kredi kartı alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde borcun maaş haczi ve davalı vekiline makbuz karşılığı yapılan ödeme ile sona erdiğini, davalının ise takibe devam ettiğini ileri sürerek, davacının borçlu olmadığının tespitine, 1.775.- TL ödemenin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı vekili Av. …’un uyuşmazlığa konu tahsilat makbuzu nedeniyle Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/4441 nolu soruşturma dosyasında, müşteki sıfatıyla verdiği 05.06.2007 tarihli savcılık ifadesindeki “Tahsilat makbuzları sürekli olarak ya benim ya … ‘nın masasında bulunur. Büroda biz olduğumuz sürece makbuzları biz keseriz, ancak bulunmadığımız sırada tahsil yapmak gerekirse katipler imza karşılığı yaparlar. Büroya geldiğimizde bu makbuzları zaman zaman teslim ediyoruz. Ancak kendileri tahsilat yapıyorlarsa biz yeniden imza atarak parayı sayıp teslim alırız.” şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyan doğrultusunda avukat yanında çalışan katibin davacıdan para tahsil ettiği, davacıdan, avukat yanında çalışan katibin para tahsile yetkisinin bulunmadığını bilmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle menfi tespit davalarında alacak borç durumu dava tarihi itibariyle hesaplandığından mahkemece borçlu olmadığının tespitine karar verilirken dava tarihi yerine takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespiti şeklinde gerekçe kurulması mahallinde düzeltilebilecek maddi hatadan kaynaklanmış olmasına göre,davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 76,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.