Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3821 E. 2021/2739 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3821
KARAR NO : 2021/2739
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.06.2019 tarih ve 2018/572-2019/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’dan Yapı Güven Batumi Ltd. Şti’ndeki % 10 hissesini satın aldığını, karşılığında 3.kişilere ciro ve teslim edilmemesi şartıyla 34 adet bono verdiğini, senetlerin geçerliliğinin müvekkili …’in temsilcisi ve sahibi olduğu şirket ile dava dışı …’ın sahibi ve temsilcisi olduğu şirket arasında yapılacak inşaata ilişkin sözleşmenin tamamlanmasına bağlandığını,dava dışı … tarafından sözleşmede belirtilen dava konusu bononun davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, bononun sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğundan bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin Trabzon 4. İcra Müdürlüğü’nün 2015/14465 esas sayılı dosyası ve dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeye hem tanık sıfatıyla imza attığını, hem de …’nın vekili sıfatıyla hareket ettiğini, tarafların bilgisi ve rızası dahilinde bir kısım senetlerin …’nın borcu bulunan kişilere verildiğini, davaya konu bononun da bu kapsamda müvekkiline verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu sözleşme ile senetlerin ciro edilemeyeceği kararlaştırılmış olmasına rağmen bonoların dava dışı … tarafından sözleşmeye aykırı olarak alacaklı kısmının davalı lehine doldurularak davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, sözleşmeye aykırı olarak doldurulan bononun bedelsiz kaldığı, söz konusu sözleşmede şahit sıfatıyla imzası bulunan davalının bononun düzenlenmesine ilişkin temel akdi bildiği yani kötüniyetli olduğu, ayrıca söz konusu sözleşmede bonoların geçerli olması sözleşmeden doğan edimlerin yerine getirilmesi şartına bağlandığı yerine getirilmediği takdirde bonoların geçersiz olacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin bozma kararında özellikle sözleşmedeki edimlerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği ve dolayısıyla halen yürürlükte bulunup bulunmadığı hususlarında inceleme yapılması gerektiğine işaret edilmiş ise de bu hususta sadece davacının beyanına itibar edilerek araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar veridi.