YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1929
KARAR NO : 2021/6253
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İlamsız icra takibinde, borçlunun, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu mahkemece, şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, tüzel kişilere çıkartılan tebligatta Yönetmeliğin 30. ve 31. maddelerindeki koşulların araştırılmasına gerek olmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı borçlunun temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği’nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Ancak, Kanunun 21/1.maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.
Somut olayda, 29/05/2019 tarihli ödeme emri tebliğ evrakının borçlunun ticaret sicil gazetesindeki adresine 7201 Sayılı TK’nın 21/1 maddesi gereğince, “Muhatap tevziat saatlerinde adreste bulunmadığından komşu isim ve imzadan imtina edip şifai beyanına göre muhatabın dışarıda olduğu ilgili mahalle muhtarlığına TK 21. maddeye göre tebliğ edildi. Aynı adreste komşusuna haber verilerek 2 nolu formül kağıdı kapısına yapıştırıldı. ” şeklindeki şerh ile tebliğ olunduğu, haber verilen komşu isminin bulunmadığı,
bu hali ile tebligatın TK’nın 21/1. maddesine aykırı olduğu, her ne kadar muhatabın dışarıda olması durumunda adreste bulunmama nedeninin araştırılması gerekmemekte ise de, komşuya haber verme yükümlülüğünün devam ettiği, Dairemiz uygulamalarında TK’nın 21/1. maddesinin tüm koşullarının sıkı bir şekilde uygulanmayacağı belirtilmiş olmakla beraber bunun haber verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, haber verilen komşunun isminin usulüne uygun bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Buna göre şikayete konu tebligatta haber verilen komşunun ismi yazılmadığından bu hali ile tebliğ işleminin şeklen Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan TK ‘nın 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken , yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 05/11/2020 tarihli, 2019/2296 E.- 2020/2070K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.