Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/193 E. 2021/4660 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/193
KARAR NO : 2021/4660
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2017 gün ve 2015/358 – 2017/1047 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.11.2019 gün ve 2018/1480 – 2019/7228 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı … vekili, müvekkilinin eşi Muzaffer Sarpıncık’ın 03.10.2005 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalı bankanın … Şubesi’nde yatırım ve mevduat hesaplarında 983.617,89 TL’si bulunduğunu, davalı bankaca mirasçılar tarafından açılan vasiyetnamenin tenfizi ve tenkis davasının kesinleşmesine kadar ödeme yapılmayıp anılan kararın 14.04.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 20.05.2011 tarihinde müvekkilinin 1/2 hissesi karşılığı 491.808,94 TL ödeme yapıldığını, vefat tarihinden ödeme tarihine kadar hisseye isabet eden faiz taleplerinin bankaca reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.-TL’nin ölüm tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faiz uygulanarak tahsilini talep etmiş, ıslahla faiz alacağının 480.781,68 TL ve hesapta bulunan 62 adet B tipi tahvil bono fonu için 3.667,37 TL olmak üzere toplam 484.449,05 TL’nin tahsilini talep etmiş, murisin kardeşleri tarafından açılan birleşen davada aynı taleplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.-TL’nin ölüm tarihi olan 03.10.2005 tarihinden itibaren mevduat faizi, hazine bonosu faizi ve reeskont faizi olarak en yüksek faiz uygulanarak tahsili talep edilmiş, ıslahla … mirasçıları için 60.075,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 60.786,00 TL ve 28 adet B tipi tahvil bono fonu 1.656,23 TL’nin tahsili istenmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacıların murisine ait yatırım hesabında mevcut tahvil ve kuponların vade tarihleri geldiğinde itfa bedellerinin murisin serbest vadesiz hesabına aktarıldığını, bankada vadeli ve belli tutarlı bir hesap mevcut olmadığından murisin ölüm tarihinden itibaren söz konusu hesaba işletilecek faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, murisin ölümünden sonra müvekkili bankaya hesaplarla ilgili olarak gönderilmiş bir talimat bulunmadığını, davacıların 22.05.2008 tarihine kadar müvekkile başvuruda bulunmadıklarını, mirasçılar arasında ihtilaf bulunduğu için de ödeme yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL ‘nin ise ıslah tarihi olan 28.11.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00’şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL’nin ise ıslah tarihi olan 07.06.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar …, …, …’a ve davacı … ile … mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.