YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4696
KARAR NO : 2021/14550
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
KARAR
Hakaret ve basit yaralama suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 86/2, 29 (2 kez) ve 62. (2 kez) maddeleri uyarınca 2 ay 5 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2013/34 esas, 2014/380 sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiğinden cezalarının, anılan Kanun’un 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2020 tarihli ve 2018/699 esas, 2020/57 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/01/2021 tarih ve 2021/1792 istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “1-Dosya kapsamına göre, tekerrüre esas alınan Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2013/34 esas, 2014/380 sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmünün kamuya yararlı bir işte çalışma yükümlülüğünden ibaret olduğu, bu haliyle anılan hükmün tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydında da tekerrüre esas alınabilecek ilam bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
2- Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren 5237 sayılı Kanun’un 129. maddesinin 1. fıkrası: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içerdiği, genel bir tahrik hükmü olan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlendiği, somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, 5237 sayılı Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 2 ay 18 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığı, ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren anılan Kanun’un 129. maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanmasında, isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1- Numaralı istem yönünden
5237 sayılı TCK’nın “Suçta Tekerrür ve Özel Tehlikeli Suçlular” başlıklı 58. maddesinde;
“(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.” hükmüne yer verilmiştir.
TCK’nın “Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar” başlıklı 50 maddesinin 5. fıkrasında, “Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanunun 45. maddesinde ise “Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.” hükmü yer almıştır.
Tekerrür şartları içerisinde yer alan “önceden işlenen bir suç nedeniyle mahkum edilmiş olma” unsurunun her türlü mahkumiyeti kapsayıp kapsamadığı tartışılmış ve uygulama ile doktrinde genel kabul gören anlayışa göre, bu mahkumiyetin “ceza mahkumiyeti” olması gerektiği, kabahatler kanununa göre verilen idari cezalar, disiplin cezaları, güvenlik tedbirlerine mahkumiyet ve TCK’nın 50/1. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak uygulanan para cezası dışındaki tedbirlerin tekerrüre esas olmayacağı ileri sürülmüştür.
Her ne kadar TCK’nın 58/1. maddesinde açık bir şekilde “ceza mahkumiyeti”nden söz edilmemekte ise de, bu hüküm TCK’nın 58/2. maddesinde yer alan “ hapis veya adli para cezasına mahkumiyet halinde” ibareleri ile birlikte değerlendirildiğinde, önceki mahkumiyetin ceza mahkumiyeti olması gerektiği anlaşılmaktadır.
TCK’nın 50/5. maddesinde “Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanunun 45. maddesinde ise “Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır hükmü yer almıştır. Bu düzenlemelerden de kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak uygulanan para cezası dışındaki tedbirlerin ceza mahkumiyeti olmadığı, dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınamayacağı belirlenmektedir.
İncelenen dosyada; tekerrüre esas alınan Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2013/34 esas, 2014/380 sayılı hükmü incelendiğinde, sanık hakkında TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince 5 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına hükmedildiği, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas hükümlülüğünün bulunmaması, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak uygulanan para cezası dışındaki tedbirlerin ceza mahkumiyeti olmaması, dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınamaması karşısında; anılan hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, cezaların TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırdır.
2- Numaralı istem yönünden
Hakaret suçlarında özel tahrik hükümleri içeren TCK’nın 129. maddesinin 1. fıkrası: “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir.
Genel bir tahrik hükmü olan TCK’nın 29. maddesi ise: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
İncelenen somut olayda, mahkemece hakaret suçundan mahkum edilen sanığın, eylemini haksız tahrik altında işlediğinin kabulüyle, TCK’nın 29/1. maddesi uyarınca cezasından 1/4 oranında indirim yapıldığı ve sanığın neticeten 2 ay 5 gün hapis sezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir. Ancak yapılan haksız tahrik uygulamasında, hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nın 129. maddesi yerine, aynı Kanun’un genel tahrike dair 29. maddesinin uygulanması, hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
I- 1 numaralı kanun yararına bozma isteminin yaralama suçu yönünden incelenmesinde;
Yaralama suçundan sanık … hakkında, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2020 tarihli ve 2018/699 esas, 2020/57 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Karardaki hukuka aykırılığın aynı Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan “Karardaki hukuka aykırılığın aynı Kanun maddesinin 4/d fıkrası gereğince Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden; hüküm fıkrasında yer alan “Sanığın Kahramamaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/34 esas, 2014/380 karar sayılı, basit yaralama suçundan 5 ay kamuya yararlı bir işte çalışma cezasına dair mahkumiyet ilamından dolayı mükerrir bulunduğundan 5237 sayılı TCK’nun 58/6-7 maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serberstlik tedbirinin uygulanmasına” ilişkin kısmın hükümden ÇIKARILMASINA, karardaki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına
II- 1 Numaralı kanun yararına bozma isteminin hakaret suçu yönünden ve 2 numaralı kanunan yararına bozma istemi yönünden incelenmesinde;
Sanık … hakkındaki hakaret ve yaralama suçlarından kurulan Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/01/2020 tarihli ve 2018/699 esas, 2020/57 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
III- Dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.