Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2010/4993 E. 2010/6995 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4993
KARAR NO : 2010/6995
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :… 4.İcra Mahkemesi
KARAR TARİHİ :22.10.2009
DAVACI(ALACAKLI) :…
DAVALI(BORÇLU) :…
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 25.9.2008 tarihli icra takibinde sözlü kira akdine dayanarak 1.8.2008-31.7.2009 kira döneminde ödenmeyen kira bedeli olarak 12.000.-TL’nin tahsilini istemiştir. Davalı süresinde icra dairesine verdiği dilekçe ile takibe konu dönemde kira parasının 5.000.-TL olduğunu bu miktarı ödemek istemesine rağmen alacaklının fahiş kira bedeli istemesi nedeniyle ödemeyi kabul etmediğini, kabul ettiği 5.000.-TL’yi ödemeye hazır olduğunu belirterek takibe kısmen itiraz etmiştir. Davacı vekili 13.3.2009 tarihinde icra mahkemesine başvurarak davalı borçlunun kabul ettiği 5.000.-TL’yi ödemediğini ve itiraz ettiğini ileri sürerek borçlunun takibe vaki itirazının kabul edilen 5.000.-TL üzerinden kaldırılmasıyla taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Borçlu takibe itirazında takibe konu dönemde kira parasının 5.000.-TL olduğunu bu kısmı kabul ettiğini ve ödemeye hazır olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu kısma yapılan herhangi bir itiraz bulunmamaktadır. Bu kısımla ilgili takip kesinleştiğinden ve itiraz bulunmadığından itirazın kaldırılmasını istemekte hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle itirazın kaldırılması isteminin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan davacı tarafça aynı icra takibine dayanılarak 20.11.2008 tarihinde borçlunun kabul ettiği 5.000.-TL’yi süresinde ödememesi nedeniyle İ.İ.K.nun 269/a maddesi gereğince taşınmazdan tahliyesi talep edilmiş, mahkemece borçlu tarafından takibe itiraz edildiği, itirazın kaldırılması istenilmeden tahliye istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilinin yüzüne karşı verildiğinden ve süresinde temyiz edilmediğinden davacı yönünden kesinleşmiştir. İcra mahkemesi kararları kendi aralarında birbirlerine karşı kesin hüküm teşkil edeceğinden tahliye isteminin de reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 8.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.