YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/388
KARAR NO : 2021/2624
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelendi;
Hazinenin sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarında suçtan zarar gören olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK’nın 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma hakkı bulunduğu ve vekilinin temyiz dilekçesinin katılma iradesini ortaya koyduğu nazara alındığında, CMK’nın 237/2 ve 260/1. maddelerine dayanılarak davaya katılan olarak KABULÜNE, sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından CMK’nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin bu suçlardan açılan kamu davalarına katılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla söz konusu suçlardan kurulan hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca müşteki Hazine vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
İncelemenin katılan Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine, sanık … müdafiinin tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın tutuklulukta geçen süresinin TCK’nın 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi infaz aşamasında mahsubu yapılabileceğinden; bozma nedeni sayılmamış, dosya kapsamına göre Temmuz 2014 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 30/03/2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre de sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis
cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 50 gün olarak tayin edilmesi,
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin “50 gün” ve “1000 TL” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi ile hüküm fıkrasının D-4 no’lu bendinde yer alan “Ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” biçimindeki kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’un kazanç elde etmek amacıyla ödünç para vermek suretiyle tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık …’ın aşamalardaki beyanları ile müşteki Hicabi’nin duruşmadaki beyanlarına göre sanık …’ın faiz anlaşmasından haberdar olduğunun anlaşılması, kolluk araştırmasında sanığın tefecilerle parayı ihtiyacı olan kişiler arasında irtibat kurduğunun belirtilmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’ın da müşteki Hicabi’nin sanık …’tan faizle ödünç para almasına aracılık etmek suretiyle yardım eden olarak bu suça iştirak ettiği nazara alınmadan, atılı suçtan mahkumiyeti yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3- Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Müşteki Hicabi’nin, sanık …’dan 900 TL borç para istediği, sanık …’ın da sanık …’tan parayı temin ederek müştekiye verdiği, bunun karşılığında da müştekinin imza atarak verdiği boş senedi, para ödenmesine rağmen sanık …’un gerçeğe aykırı olarak 11.000 TL yazdırmak suretiyle müşteki aleyhine icra takibi başlattığı iddia edilen olayda, deliller bir bütün olarak değerlendirilip sanığın eyleminin açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturabileceği karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.