YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13160
KARAR NO : 2021/15162
KARAR TARİHİ : 24.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre ve sanıklar hakkında mağdurlar … ile Suna Aykaç’a yönelik eylemleri nedeniyle açılan davada zamanaşımı süresince hüküm kurulabileceği değerlendirilmekle, dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki hapis cezasının, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmedilmesine rağmen, ikinci kez mükerrir olduğuna karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni görülmeyerek, yapılan incelemede;
A) Sanıklar … ve …’a yükletilen mağdurlar … Karabıyık ve …’ya yönelik fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda mağdurların birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmelerine karşın, her bir mağdur açısından TCK’nın 43/1.maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sanıklar … ve … müdafisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
B) Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ya yönelik fuhuş eylemi nedeniyle ve sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyizinde ise; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) CMK’nın 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun’un 225. maddesine göre de, hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 21/02/2012 gün 4/570-51 sayılı Kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır.
Bu açıklamalar ışığında Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen iddianamede, sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ya karşı fuhuş eylemleri nedeniyle CMK’nın 170. maddesine uygun olarak fuhuş suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı ve atılı suçtan hüküm kurularak dava konusunun dışına çıkıldığı gözetilmeden, yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle Anayasa’nın 90, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanmayı düzenleyen 6. ve CMK’nın 225/1. maddelerine aykırı davranılması,
2) Sanık …’nın atılı suçu kabul etmemesi ve mağdurların yaptıkları fuhuşa ilişkin teşvik, aracılık veya yer temin ettiğine dair herhangi bir tanık veya mağdur beyanı bulunmaması karşısında, mağdurlara yönelik hangi eylemleri ne şekilde gerçekleştirdiği ve buna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu CMK’nın 230/1-b maddesi uyarınca açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
3) Kabule göre de;
Sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda mağdurların birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmelerine karşın, her bir mağdur açısından TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar …, … ve … müdafisi ile sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.