YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/759
KARAR NO : 2021/8107
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2010 tarihli ve 2008/540 Esas, 2010/219 sayılı kararının 07/06/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 05/05/2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 tarihli ve 2012/314 Esas, 2013/234 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/11/2020 gün ve 18893-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2021 gün ve 2020/113073 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 116/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2010 tarihli ve 2008/540 Esas, 2010/219 sayılı kararının 07/06/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 05/05/2011 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanması ile 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/1, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2013 tarihli ve 2012/314 Esas, 2013/234 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1-Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 1 yıldan az süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen suça sürüklenen çocuğun durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinde,
3- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen 18/06/2013 tarihli ve 2012/314 E.- 2013/234 K. sayılı mahkûmiyet hükümleri ile ilgili olarak verilen kararın kanun yararına bozma yasa yoluna geldiği ve Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesince, 08.09.2020 tarihli ve 2020/5972 Esas – 2020/7190 Karar sayılı ilamı ile gelen talepler dışında başka bir kanun yararına bozma sebebinin tespit edilmesi nedeniyle bu sebep hakkında da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 03.11.2020 tarihli ve 245 sayılı kararıyla 13. Ceza Dairesinin kapatılarak dosyalarının Yüksek 6. Ceza Dairesine devredilmesi nedeniyle kanun yararına bozma yasa yoluna gelen mahkûmiyet hükmünü inceleme görevi 6. Ceza Dairesine ait olduğundan dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Yüksek 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.