Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3584 E. 2021/2295 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3584
KARAR NO : 2021/2295
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2018 tarih ve 2015/186- 2018/466 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin temlik alacaklısı olduğu Akbank ile davalı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi akdedildiğini, kullanım bedelinin ödenmemesi üzerine gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığından davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıya borcu olmadığını, taraflar arasında aynı konuda devam eden dava bulunduğunu, 08.03.2007 tarihinde bankaya olan borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, temlik veren Akbank A.Ş ile davalı arasında kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından kullanım bedelinin ödenmemesi nedeniyle davacının davalı aleyhinde icra takibi başlattığı davalının 8.608,91 TL asıl alacak ve 393,28 TL işlemiş faizden oluşan toplam 9.002,19 TL yönünden borçlu bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle bu miktar yönünden davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartı borcundan dolayı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
1- Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak bozma gereğinin yerine getirilmesi sırasında alınan bilirkişi raporunda, bilirkişiler yine davacısı Akbank davalısı işbu dosya davalısı olan başka bir dosyada yer alan ve içeriği bu dosyada olmadığı için denetleme imkanı da olmayan bilirkişi raporu ve buna bağlı verilen karara dayanarak işbu dosyada davalının davacıya borçlu değil üstelik alacaklı olduğunu bildirmiş ve bu görüş denetlenebilir nitelikte de gerekçelendirilmemiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporuna değer verilerek, ancak bilirkişinin görüşleri dışında nasıl hesaplandığı da anlaşılamayan bir şekilde davalı aleyhine hüküm kurulmuştur. Bilirkişilerce anılan dosyadan bu şekilde yararlanılması doğru olmadığı gibi mahkemece de bilirkişi raporu benimsenmediği halde ek rapor veya başka bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Mahkemece verilen 26.12.2013 tarihli kararda davacı yararına inkar tazminatına karar verilmemiş ve davacı tarafından da bu husus temyiz konusu yapılmamış olup bu bakımdan davalı lehine usulü müktesep hak doğduğuı halde bu kez verilen kararda icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.