Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/24313 E. 2021/18512 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/24313
KARAR NO : 2021/18512
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

KARAR

Müstehcenlik suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 226/4, 52 ve 62.maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair …6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2019 tarihli ve 2019/413 esas, 2019/888 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair …1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2020 tarihli ve 2020/75 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, sanığın anılan hükümle müstehcen görüntü, yazı veya sözleri bulundurma suçundan ayrıca verilen 5237 sayılı Kanunun 226/3, 43 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 2.080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28/01/2020 tarihli ve 2020/201 esas, 2020/132 sayılı kararı ile mahkumiyete ilişkin kararın kaldırılarak bu sanık hakkında “…TCK nun 44. Maddesinde ” işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmünün düzenlendiği, sanığın farklı tarihlerde gerek hayvanlarla insanların, gerekse çocukların kullanıldığı müstehcen görüntüleri sosyal medyada Twitter aracılığı ile paylaşmak suretiyle gerçekleşen eyleminin sabit olması halinde TCK nun 44. maddesi göz önünde tutularak TCK nun 226/5 ve 43/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği…” şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesi gereğince en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı hakkında hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, her suç için ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
TCK’ın 226/3. maddesinin ilk cümlesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişilerin cezalandırılacağı düzenlenmiş, aynı Kanun maddesinin ikinci cümlesinde de, bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişilerin mahkum olacakları belirtilmiştir. Görüleceği üzere Kanun koyucu, “üretim” fiillerini ayrı, “ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma” eylemlerini ayrı düzenleyip farklı yaptırımlara tabi tutmuştur.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/06/2020 tarihli, 2018/18-461 esas ve 2020/323 sayılı kararında da belirtildiği üzere, TCK’nın 226/4.maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya toplumun geneli tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Dairemizin istikrar kazanan içtihatları doğrultusunda TCK’nın 226/4. maddesi kapsamında kabul olunmayan cinsel birleşmelere ait görüntüler bu kavram içerisinde değerlendirilemeyecektir.
Sanıktan ele geçirilen müstehcen içerikli materyallerde, çocukların kullanılmasının yanı sıra şiddet içerikli, doğal olmayan yollardan ve hayvanlarla cinsel ilişkiye girildiğinin de tespit edilmesi halinde sanığın eylemi, TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı öngören aynı Kanunun 226/3. maddesindeki suçu oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında yapılan incelemede; sanığa ait bilgisayarda müstehcen olduğu değerlendirilen görüntülerin tamamı hakkında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, görüntü içeriklerinde çocuklara ait cinsel içerikli görüntüler yanında, hayvanla cinsel ilişki görüntülerinin de tespit edildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı öngören aynı Kanunun 226/3. Maddesinin son cümlesinde tanımlanan suçu oluşturması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 226/3 ve 226/4. Maddelerinden ayrı ayrı hükümler kurulması hukuka aykırı görüldüğünden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- …1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13/01/2020 tarihli ve 2020/75 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin itiraz mercii tarafından mahallinde tamamlanmasına,
3- Dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.