Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5175 E. 2011/7475 K. 14.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5175
KARAR NO : 2011/7475
KARAR TARİHİ : 14.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Sözlü olarak akdî ilişkinin kurulduğu ve davacı yüklenici tarafından işlerin 2006 yılında yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda BK’nın 366. maddesi uyarınca davacı yüklenici tarafından yapılan işlerin bedelinin konunun uzmanı bilirkişilerden rapor alınarak 2006 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılması gerekir. Mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulundan rapor ve ek raporlar alınmışsa da, bu raporların yukarıda açıklanan kurala uygun düzenlenmediği, raporlardaki değerlendirmenin ve hesaplamanın Bayındırlık birim fiyatlarına göre yapıldığı anlaşıldığından, bilirkişilerin düzenlediği raporların karara dayanak yapılması mümkün değildir. Mahkemece yeterli olmayan ve mahalli serbest piyasa rayicine göre düzenlenmeyen raporlara dayanılarak karar oluşturulması doğru olmamıştır.
2-Mahkemece kabul edilen miktar yönünden 2006 yılı Haziran ayından itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Karar altına alınan alacağa dava tarihinden önceki bir tarihten faiz yürütülebilmesi için miktar belirtir ve ödeme ister bir yazı veya ihtarname gönderilerek temerrüde düşürülmesi gerekir. Somut olayda davalı iş sahibi davacı yüklenici şirket tarafından davanın açılmasından önce yukarıda açıklandığı şekilde yazı veya ihtarname gönderilerek temerrüde düşürülmediğine göre, faizin dava tarihinden başlatılması gerekirken, infazda tereddüt de yaratacak şekilde 2006 yılı Haziran ayından itibaren başlatılması da hatalı olmuştur.
3-Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde 2009 yılı fiyatlarına göre fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL istekte bulunmuştur. Davacı yüklenici vekili dosyaya verdiği 18.12.2009 tarihli ıslah dilekçesinde ise yine fazla hakları saklı tutarak, işin yapıldığı 2006 yılı fiyatlarına göre 47.954,00 TL istekte bulunduklarını açıklamıştır. Davacı vekilinin ıslahı iş bedelinin yapıldığı yıl olan 2006 yılı fiyatlarıyla hesaplanmasına ilişkindir. Fazla haklarını saklı tutarak bu davadaki isteğini 47.954,00 TL’ye indirmiştir. Davacı vekilinin davada feragat beyanı bulunmamaktadır. Mahkemece bu konuda yanılgıya düşülerek davacı vekilinin davadan kısmen feragatı varmış gibi aradaki miktarın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekili fazla haklarını saklı tutarak 60.000,00 TL istemini 47.954,00 TL’ye indirdiğine göre, bu davada sadece aradaki miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirdi.Yapılacak iş, konunun uzmanı seçilecek bilirkişilerle keşif yapılarak, davacı yüklenici şirket tarafından yapılan yasal işlerin yapıldığı yıl olan 2006 yılı mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre bedellerinin hesaplattırılmasından, raporun Yargıtay denetimine elverişli şekilde düzenlenmesine dikkat edilmesinden, davacı şirketin bu davadaki isteminin 47.954,00 TL olduğunun dikkate alınmasından, davalı iş sahibi ödemelerinin düşülerek davacı yüklenicinin varsa kalan iş bedeli alacağının dava tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsiline karar verilmesinden, fazla istemin reddedilmesinden, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davanın kabul ve red durumuna uygun olarak hesaplanıp karar altına alınmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı iş sahibi, 3. bentte açıklanan nedenle davacı yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, 825,00 TL vekâlet ücretinin yüklenici şirketten alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan iş sahibi …’e verilmesine, davacı yüklenici şirket Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.