Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5460 E. 2011/7825 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5460
KARAR NO : 2011/7825
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayalı tapu iptâli ve tescil ile tapunun geç verilmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı yüklenici şirket vekilinin tüm, davalı arsa sahibi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici, ihtarla talep edilmiş olmasına rağmen zemin kat 14 nolu dükkanın tapu devrinin yapılmadığını, tapu devri yapılmadığından sözü edilen dükkanı kiraya veremediğini ve satamadığını, bu nedenle zarara uğradığını, sözleşmenin 4. maddesinde sözleşme şartlarına uymayan tarafın, diğer tarafın uğradığı zarar ve ziyanı 10 misli fazlasıyla ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL tazminatın tahsilini istemiş, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını da saklı tutmuştur. Mahkemece davalı arsa sahibinin tapu devir borcu yönünden 15.08.2007 tarihli ihtarla verilen 3 günlük sürenin sona erdiği 20.08.2007 tarihinde temerrüde düştüğü, dava konusu dükkanın 20.08.2007 temerrüt tarihinden davanın açıldığı 30.11.2007 tarihine kadar getireceği kira bedeli tutarında davacının zarara uğradığı, bilirkişi raporuna göre bu zararın 1.667,00 TL olduğu, sözleşmede cezai şartın miktarı ve uygulama şekli tereddüte yer vermeyecek açıklıkta belirtilmediğinden 10 misli artırımın uygulamayacağı gerekçe gösterilerek ve taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin “F Satış Yetkisi” başlıklı maddesinde 1 adet dairenin satış yetkisinin binanın zemin kat betonunun dökülmesinde, kalan bağımsız bölümlerin yarısının binanın tüm kat betonlarının bitirilerek sıva aşamasına geldiğinde, diğer yarısının da binanın tamamlanarak iskân safhasına geldiğinde verileceği kararlaştırılmıştır. Bina tamamlanarak 29.03.2007 tarihinde yapı kullanma izin belgesi alınmış olduğundan yüklenici dava konusu 14 nolu dükkanın tapusuna hak kazanmıştır. Ancak davacı yüklenicinin tapunun geç verilmesi ya da verilmemesi nedeniyle tazminata hak kazanabilmesi için tapuya hak kazanmış olması yeterli değildir, tapu devir borcu yönünden davalıyı temerrüde düşürdüğünü ve temerrüt tarihinden sonraki gecikmelerden dolayı da zarara uğradığını somut delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı yüklenici yapı kullanma izin belgesinin alınmasından sonra 15.08.2007 günlü ihtarı keşide ederek 3 gün içinde tapu ferağı işlemlerinin yerine getirilmesini istemiş ise de, arsa sahiplerinin ferağ işlemlerini yerine getireceği süre sözleşmede 15 gün olarak kararlaştırıldığından ve ihtarda bu süreye uyulmadığından sözü edilen ihtar davalı arsa sahibini temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Aksi kabul edilse bile temerrüt ihtarla verilen 3 günlük sürenin sona erdiği 20.08.2007 tarihinde değil, sözleşmede kararlaştırılan 15 günlük sürenin sona erdiği 01.09.2007 tarihinde oluşmuştur. Yukarıda açıklandığı gibi dava tarihi itibariyle tapu devrinde arsa sahiplerinin kusurundan kaynaklanan bir gecikme bulunmamaktadır. Aksi görüşle temerrüt tarihi ile dava tarihi arasında bir gecikmenin bulunduğu kabul edilse bile tapunun verilmemesinden kaynaklanan bir zararın varlığı ve miktarı davacı tarafından somut delillerle kanıtlanamamıştır. Dava konusu dükkan davacı yüklenicinin elinde ve fiili hakimiyetinde bulunduğundan sırf tapuda davalının malik görünmesi davacının sözleşme hükümlerine dayanarak bu dükkanı kiraya vermesine veya alacağın temliki suretiyle bir başkasına devretmesine engel teşkil etmemektedir. Bu nedenle davacının kira gelirinden yoksun kaldığından ve kira bedeli tutarınca zarara uğradığından söz edilemez. Dosya kapsamına göre mahkemece, davacının tapu devrinin yapılmamasından kaynaklanan zararla ilgili isteminin tümden reddi gerekirken, sözleşmenin yorumunda ve delillerin takdirinde hataya düşülerek kabulü doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.