YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/464
KARAR NO : 2021/18677
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
KARAR
Hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarından sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 125/4, 86/2, 106/1-1. cümle, 43/2. maddesi delaletiyle 43/1, 52/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1.740,00 T L adli para cezası, 2.000,00 TL adli para cezası ve 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin… 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/535 esas,2019/624 karar numaralı 07.11.2019 tarihli kararı ile tehdit suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına dair… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/535 esas, 2019/624 sayılı kararına karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden sanık tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii… Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2020 tarihli ve 2020/87 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında;
1-… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/535 esas, 2019/62 sayılı kararının hakaret ve tehdit suçları yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231 maddesinin 5, 6 ve 8. fıkralarında yer alan “(5)Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez (8)Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenlemeler karşısında, hükmolunan cezaların adlî para cezası olması, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinin uygulanması, sanığın dosyaya kişilik özellikleri ile ilgili herhangi bir olumsuzluk yansımaması, suç tarihi itibariyle de adli sicil kaydı bulunmaması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluştuğu gözetilerek sanık hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı halde, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hakaret ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde;
2-… Ağır Ceza Mahkemesinin 11/02/2020 tarihli ve 2020/87 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar… Ağır Ceza Mahkemesince “…sanık hakkında basit yaralama ve hakaret suçları yönünden kesin nitelikte adli para cezası hükmedilirken, tehdit suçu yönünden hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilmesi nedeniyle hüküm içerisinde çelişki meydana geldiği” gerekçesiyle sanık tarafından yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş ise de,… 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara sanığın, beraat etmesi gerektiği yönünde itirazda bulunulduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik bir itirazın bulunmadığı, mercii… Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı hususu ile birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını esastan da inceleyebileceği ancak, şartların varlığı halinde sanık lehine olan durumun sanık aleyhine olacak şekilde kaldırılıp, yeniden duruşma yapılarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi yönünde karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde;
İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1 no’lu istem yönünden;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi,
– Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.”
Kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, CMK’nın 231. maddesinde sayılan objektif ve subjektif koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Objektif koşulların değerlendirilmesindeki hatalar kanun yararına bozma konusu olabilecekken, subjektif koşula yönelik hukuka uygun gerekçeler takdire ilişkin olduğundan, kanun yararına bozma konusu yapılamayacaktır. Bununla birlikte, sanığın kurumun lehine uygulanmasına yönelik talebinin bulunması ve objektif koşulların oluşmasına karşın, koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tartışılmaması da, yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık kabul edilerek, kanun yararına bozma konusu yapılabilecektir.
İnceleme konusu somut olayda; suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanık … hakkında, tehdit suçundan hapis cezasına hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakaret ve kasten yaralama suçlarından ise adli para cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, sanığın uygulanmasını talep etmesine rağmen değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirmesiz bırakılması hukuka aykırıdır.
2 no’lu istem yönünden yapılan incelemede ise;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “ hükmün açıklanmasının geri bırakılması ” müessesesinin uygulanabilmesi için, anılan maddenin 6. fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve öncelikle sanığın isnadedilen suçu işlediğinin yapılan yargılama sonucu belirlenmesi gerekmektedir.
CMK’nın 231. maddesinin 12. fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Olağan kanun yollarından olan itiraz 5271 sayılı CMK’nun 267 ila 271. maddeleri, arasında düzenlenmiş olup “İtiraz olunabilecek kararlar” başlıklı 267. maddesinde; “Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.
CMK’nın 270 ve 271. maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet Savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet Savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda karar da verebilecektir.
CMK’nın itirazla ilgili yukarıda yer verilen maddelerinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın yalnızca şekil yönünden inceleneceği, esasın inceleme dışı bırakılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında; “İtiraz mercii, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK’nın 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermiştir. “
İnceleme konusu somut olayda suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif ve subjektif koşulların oluştuğu kanaati ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara sanık tarafından lehine olan delillerin değerlendirilmediği, kendisinin mağdura yönelik bir eyleminin bulunmadığı biçimindeki gerekçe ile itiraz edilmesi üzerine… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/87 Değişik iş ve 11.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu açıkça
belirtilmiştir. Buna karşın aynı kararda sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerde kesin nitelikte adli para ezasına hükmedilmesine karşın, tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin hükümde çelişki oluşturduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi açıkça hukuka aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- a)Sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden… 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07.11.2019 tarihli ve 2019/535 esas, 2019/624 karar sayılı kararının,
b) Tehdit suçu yönünden ise… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.02.2020 tarihli ve 2020/87 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Aynı maddenin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.