YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2451
KARAR NO : 2010/7019
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :29.12.2009
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS :
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, %40 icra-inkar tazminatının tahsili ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine ve inkar tazminatına ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kiracı olarak bulunduğu dükkanın kira bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, kiralananın tahliyesine ve asgari %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında kiracılık ilişkisi bulunmadığını, ibraz edilen kira sözleşmesinde aylık kira parasının 125,00 TL olarak gösterilmesine rağmen 400,00 TL kira parası istendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı tarafından ibraz edilen ve davalı tarafından imzasına karşı konulmayan 01.04.2005 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesini davalı kiracı, davacılardan … kiralayan sıfatı ile imzalamış olup aylık kira bedeli 125,00 TL olarak belirlenmiş, her ay elden nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak… İcra Müdürlüğü’nün 2008/3414 sayılı dosyasında icra takibi yaparak Temmuz 2008 kira parası olan 400,00 TL’sının tahsilini istemiştir. Davalı, davacı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını, aynı konuda 2008/2171 sayılı derdest icra takibi yapıldığını belirterek itiraz etmiştir. Davacı, aylık kira miktarını kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının bildirdiği kira bedeli dikkate alındığında kira bedelinin tanık ile kanıtlanması mümkün değildir. Davacı kira miktarını yazılı belge ya da kesin delillerle iddia ettiği kira miktarını kanıtlayamamıştır.Bu durumda mahkemece, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak kira miktarı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, davalının, dava konusu kiralananın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olduğu ibraz edilen tapu kaydından ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Birlikte mülkiyet hallerinde bir paydaşın diğer paydaş aleyhine tahliye davası açması ve bu yolla tahliyenin sağlanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Ancak kira parasının ödenmemesi aktin feshini gerektiren bir neden olup tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 9.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.