YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9068
KARAR NO : 2021/11564
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında Siirt Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 13.08.2015 tarih ve 2025/648 sayılı raporunda “Hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği, ancak bu fillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesi kapsamında olduğu” belirtilmesine karşın, Siirt Adli Tıp Şube Müdürlüğünün gerek 12.01.2016 tarih ve 2016/13 sayılı raporunda “Mala zarar verme ve aletle kilit açmak suretiyle hırsızlık fiili ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 32/2. maddesi kapsamında olduğu” nun belirtildiği, ilk raporda kısmi akıl hastalığını düzenleyen TCK’nın 32/2. maddesinden yararlanabileceğinden bahsedilmiş ise de, anılan raporda aynı zamanda tam akıl hastalığını düzenleyen ve aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “…önemli derecede…” şeklindeki ibarelerin yer alması sebebiyle, raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca sanığın “Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı, maddenin birinci fıkrasında yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde azalma olup olmadığı ve suç tarihi itibariyle cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı” hususlarında rapor alınması amacıyla tüm rapor ve tedavi evrakları da getirtilip birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5271 sayılı CMK’nın 74. maddesi uyarınca Gözlem İhtisas Dairesinde gözlem altına alınması, buradan alınan raporla birlikte Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kuruluna gönderilerek rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.’nın 16.04.2013 günlü, 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararı uyarınca iddianamelerdeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında yaş küçüklüğü nedeniyle ceza indirimi uygulanmış olması ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmaması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın TCK’nın 58/5. maddesine göre tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
4- Hükme esas alınan Siirt Adli Tıp Şube Müdürlüğünün gerek 13.08.2015 tarih ve 2025/648 sayılı, gerekse 12.01.2016 tarih ve 2016/13 sayılı raporlarında, “Konut dokunulmazlığının ihlali” suçuna yönelik herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığının anlaşılması karşısında; anılan suça ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi uyarınca rapor alınmadan eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, 15.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.