Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/8456 E. 2021/9673 K. 25.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8456
KARAR NO : 2021/9673
KARAR TARİHİ : 25.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar müdafiileri

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya içinde yer alan 10/09/2015, 30/11/2015,12/02/2016 tarihli oturumda suça sürüklenen çocukların 18 yaşını tamamlamadığı gözetilmeden duruşmanın kapalı yerine açık yapılması telafisi olanaklı olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verildiği anlaşıldığından işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu inceleme dışı bırakılmıştır.
1-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen adli para cezalarına ilişkin hükümlerin, cezalarının türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz itirazlarının, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamerası görüntülerinden elde edilen fotoğraflardan suça sürüklenen çocukların tanınmamak için yüzünün yarısını kapatmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında, eylemlerine uyan 5237 sayılı 142/2-f yerine 142/2-h maddesinin uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hapis cezası ertelenen suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi uyarınca ihtarat yapılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında suça sürüklenen çocukların cezasının ertelenmesine karar verilen bölümden hemen sonra gelmek üzere “cezası ertelenen suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK.nın 51/7-8 maddesi uyarınca ”denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının” ihtaratına cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamında yer alan güvenlik kamerası görüntülerinden elde edilen fotoğraflardan suça sürüklenen çocukların tanınmamak için yüzünün yarısını kapatmak suretiyle hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında, eylemine uyan 5237 sayılı 142/2-f yerine 142/2-h maddesinin uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için soruşturma ve kovuşturma aşamasında zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle müdafiiye ödenen ücretin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
b-Sosyal inceleme raporu sarf kararı tutarı olarak harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bilirkişiye ödenen 50 TL’nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen soruşturma aşamasındaki müdafii gideri 200 TL, kovuşturma aşamasındaki müdafii gideri 340 TL ve sosyal inceleme raporu 50 TL toplamda 590 TL’nin yargılama giderleri ile ilgili bölümden çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.