Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3788 E. 2021/2850 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3788
KARAR NO : 2021/2850
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.05.2019 tarih ve 2018/653- 2019/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı tarafından davacı … hakkında icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, diğer davacı …’ın da icra dosyasında borca kefil olduğunu, icra dosyasında takibe konu edilen senet üzerindeki imza ve yazıların müvekkili …’e ait olmadığını belirterek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibine konu senedin ve takibin iptaline, icra tehditi altında tahsil edilen 91.967,78 TL’nin istirdatına, davalının % 40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra ıslah dilekçesi ile dava sebebini değiştirmiş ve bu kez icra takibine konu senet üzerinde tahrifat yapıldığını, senet üzerindeki bedel kısmında yazan 4.000.-TL nin yanına 5 rakamının eklenmek suretiyle 54.000.- TL yapılarak sonradan değiştirildiğini, asıl alacak 4.000.- TL olduğuna göre borcun 21.02.2006 tarihinde ödenerek kapandığını ileri sürerek, bu tarihten sonra tahsil edilen paraların istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın hak düşürücü sürelerle, zamanaşımı süreleri dolduktan sonra açıldığını, davacı …’ın borcuna karşılık senedi düzenlediğini, 10 yılı aşkın süredir ödenen bir borca karşı şimdi imzanın inkar edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların konumları itibari ile bilgili, görgülü ve ehil tahsilli kişiler olduklarını, 11 yıl sonra açtıkları bu davalarda da iddialarının doğru olmadığını, yazı ile yazılan miktarın gerçek miktarı teyit niteliğinde olduğunu, ıslah talebine muvafakat etmediklerini, davanın reddini, davacıların % 40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu senedin ” 4.000.000.000 ” rakamlı kısmının başına ” 5 ” rakamı getirilmek suretiyle ekleme yapıldığı, el yazısı ile yazılan kısımda ise ” elli dört milyar ” yazılı olduğunun belirlendiği, 6102 sayılı TTK’nın 748. maddesi uyarınca el yazısı ile yazılan kısma itibar edilebilmesinin rakamla yazılı olan bölümde bir tahrifatın bulunmaması halinde mümkün olabileceği, eldeki davada senedin rakamla yazılan kısmında tahrifat bulunduğundan, el yazısı ile yazılan kısma itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, yargılama sürecinde cebri icra tehdidi altında ödenen miktarın istirdadı ile icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir.
İş bu karara karşı davalı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava takibe dayanak 01.07.2004 ödeme günlü 54 Milyar TL bedelli senet nedeniyle imza inkarına dayalı olarak davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemli açılmış ise de daha sonra davacılar tarafından dava konusu senedin ”4.000.000.000 ” rakamlı kısmının başına ” 5 ” rakamı getirilmek suretiyle ekleme yapıldığı tespit edilince, ıslah edilerek senette tahrifat iddiasına dayanılmış ve 50.000,00 TL üzerinden talep ıslah edilmiştir. Davacının dava açıldıktan sonra miktarla ilgili talebini daraltmasının feragat niteliğinde olduğu gözetilerek 4.000,00 TL üzerinden feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken tam kabul kararı verilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi