Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14450 E. 2011/16222 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14450
KARAR NO : 2011/16222
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.06.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali, takibin devamı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, eser bedelinden kalan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödetilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davacı ile perde imal ve montajı için sözlü bir anlaşma yapıldığını, 500,00 TL peşin ödendiğini, ancak davacının tüm eser bedelinin verilmesi konusunda ısrar ettiğini, bunun üzerine sözleşmenin bozulduğunu, eser teslim edilmediğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dayandığı faturanın davalıya tebliğ edildiğini kanıtlayamadığından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-İddia ve savunmaya göre taraflar arasında perde imali ve montajı konusunda sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu tartışmalı değildir. Davacı eserin teslim edildiğini, davalı ise sözleşmenin bozulduğunu, eserin teslim edilmediğini bildirmektedir.
Kuşkusuz, eserin amacına, fen ve sanat kurallarına uygun imal edilerek iş sahibine teslim edildiğini kanıtlama yükü bunu iddia eden davacı yükleniciye düşer. Teslim maddi bir olguya ilişkin bulunduğundan, teslim yapıldığı tanık sözleriyle de kanıtlanabilir. Diğer taraftan davacı, açıkça yemin deliline de dayanmıştır.
Bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, teslim konusunda davacının bildirdiği tanıklarını dinlemek, gerek duyulursa davacıya yemin deliline de dayandığından bu hakkını hatırlatmak, teslim olgusu kanıtlanırsa tarafların kararlaştırdıkları bir eser bedeli bulunmadığından Borçlar Kanununun 366.maddesi uyarınca eser bedelini yerinde keşif yaparak yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre bilirkişiye hesaplatmak, bundan her iki tarafın kabulünde olan 500,00 TL ödeme tutarı düşülerek istemi bunun sonucuna göre karara bağlamak, aksi takdirde davayı şimdiki gibi reddetmek olmalıdır.
Değinilen bütün bu yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırmayla davanın yazılı şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2.bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.