Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/11949 E. 2021/10356 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11949
KARAR NO : 2021/10356
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için
direnme, kamu görevlisine karşı görevden dolayı hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarına karşı, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen CMK’nın 231/12. fıkrası uyarınca itiraz yasa yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanığın yasa yolu ile merciinde yanılması itiraz hakkını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemeye görevli ve yetkili mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı’nın kovuşturma aşamasından haberdar edilmediği, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 tarih, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca 25.01.2021 tarihli temyiz dilekçesinin katılma talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek kamu malına zarar verme suçundan zarar gören müşteki İçişleri Bakanlığı’nın davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanması suretiyle aynı Kanun’un 53/4. maddesine aykırı davranılması,
2-1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyetine karar verilen sanık aleyhine ve kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkarılmasına; hüküm fıkrasına “Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.