YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11292
KARAR NO : 2021/9870
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf taleplerinin esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri, katılan vekili
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.07.2020 tarih ve 2019/1-52 esas – 2020/359 karar, 12.03.2020 tarih ve 2018/1-337 esas – 2020/176 karar, 23.10.2018 tarih ve 2017/1-842 esas – 2018/457 karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere; temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulduktan sonra, ilgililerin temyiz başvurusundan “feragat” ya da “vazgeçme” vb. içerikli taleplerinin, kanun yoluna başvurma hakkından feragat kapsamında değil yapılan kanun yolu başvurusunun geri alınmasını düzenleyen 5271 sayılı CMK’nın 266. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve talep içeriğinin açıkça temyiz başvurusunun geri alınması diğer bir deyişle yapılan temyiz başvurusundan vazgeçme iradesini yansıtıp yansıtmadığına bakılmasının gerekeceği, iradenin açıkça yapılan temyiz başvurusundan vazgeçmeye yönelik olması hâlinde, temyiz davasının açılabilmesi için gerekli olan “istek” de ortadan kalkmış olacağından vazgeçilen bu temyiz davasından dolayı Yargıtay’ca temyiz incelemesinin yapılamayacağı, bu itibarla somut olayda sanık … müdafiinin temyiz isteminde bulunduğu, sanığın ise 11.01.2020 ve 29.01.2021 tarihli “…cezamın bir an önce onanmasını istiyorum…” şeklindeki dilekçesi ile asıl iradesinin temyizden vazgeçmek değil de açık ceza infaz kurumuna geçiş yapmak, daha fazla kapalı ceza infaz kurumunda kalmamak için dosyanın bir an önce sonuçlanmasına/öncelikle incelenmesine yönelik olduğu, sanığın dilekçesinde temyizden vazgeçtiğine dair açık bir ibare yazmadığı gibi müdafiisinin de bu yönde bir talebinin olmadığı anlaşılmakla bu husustaki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … müdafii, duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanun’un 299. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I- Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanun’un 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık … müdafiinin temyiz isteminin haksız tahrik ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması, sanık … müdafiinin temyiz isteminin sanığın iştirak iradesinin bulunmaması, haksız tahrik ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, katılan vekilinin temyiz isteminin ise senet yağmasından ayrıca ceza verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebepler yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların yağma eylemini gece vakti, birden fazla kişiyle birlikte, silahla, konutta işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nin 149/1. madde ve fıkrasının (a), (c), (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulup gösterilen teşdit gerekçesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı CMK’nın 289. maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine, 26.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.