Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2094 E. 2021/2484 K. 16.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2094
KARAR NO : 2021/2484
KARAR TARİHİ : 16.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.10.2019 tarih ve 2018/426 E. – 2019/376 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı … tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili şirketin eski yetkilileri olduğunu, şirkette çalışan bazı işçilerin iş akitlerinin feshedildiğini, fesih işlemine karşı adı geçen işçiler tarafından açılan davalarda mahkeme kararıyla sözleşmelerin feshinin işçilerin sendikaya üye olmaları nedeniyle yapıldığından işçilerin işlerine iadesine karar verildiğini, işçilerin işe başlamak için müracaatta bulunmalarına rağmen işe başlatılmadıklarını, işçilerin başlattıkları icra takibine istinaden davacı kurumun ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalıların davacı kurumu zarara uğrattıklarını ileri sürerek şimdilik 36.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacı şirketten 30.07.2008 tarihi itibari ile ilişiğini kesip işten ayrıldığını, askerlik hizmetine başladığını, işçilerin işe iade tarihinde ise kendisinin halen askerde olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davacı şirkette görev yaptığı sürece hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, sadece siyasi olarak hasım gösterildiğini, işçilerin işten çıkarılmasında da bilgisinin bulunmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … kendisine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava tarihi itibariyle yapılan ödeme tutarının 36.000.-TL olup dava tarihinden sonra yapılan ödemelerle ilgili olarak ödeme yapmadan rücu isteminde bulunulmayacağı, eldeki davada 36.000.- TL’nin rücu edilebileceği, rücu edilebilecek miktardan davalı …’in 2.859,55 TL’sinden sorumlu olduğu, davalı …’nun 2.859,55 TL’sinden sorumlu olduğu, davalı …’nın 30.280,90 TL’sinden sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, alınan raporun bozma ilamı nazara alınarak hazırlanmış, denetime ve hüküm kurmaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı …’den 2.859,55 TL, davalı …’dan 2.859,55 TL, davalı …’dan 30.280,90 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’nın bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı …’nın bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.844,41 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına,16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.