Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3722 E. 2021/2175 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3722
KARAR NO : 2021/2175
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2018 tarih ve 2017/75-2018/887 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankada mevduat hesabı bulunduğunu ve hesabın üzerine bloke konulduğunu, oysa bankaya herhangi bir kredi borcu bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankadan kullandığı kredinin ödenmediğini, bu nedenle hesaplar üzerine bloke kaydı konulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan vekili, yapılan işlemlerin Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesi Uygulama Esasları Genelgesi kapsamında yapıldığı, davacının borçlanma sözleşmesinde imzasının bulunduğu, bankadan kredi çekilmesine davacının kendisinin karar verdiği, kooperatif kurulurken bütün üyelerin imzalarının alındığı, herhangi bir sahteciliğin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının sözleşme tarihinden önceki imzalarını taşıyan belge asılları celbedildiği, dava konusu sözleşme ve celbedilen belge asılları üzerinde Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğünce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davaya konu sözleşmede yer alan ve davacıya ait olduğu bildirilen imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bozma ilamı gereğince sözleşmeye istinaden kullandırılan kredinin davacıya ödenip ödenmediği hususunda davalı bankaya delillerini bildirmek üzere süre verildiği, ancak dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 874,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.