YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13769
KARAR NO : 2011/15527
KARAR TARİHİ : 15.12.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2008 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden temlik alınan hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişilerin yapıdaki eksik işler bedeli olarak saptadığı 66.043,00 TL’nin davacı tarafından arsa sahiplerine ödenmek üzere depo edilmediğinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davalılar arasındaki 10.03.2006 tarihli sözleşme aynı zamanda arsa payının devrini gerektirmekte olup adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Gerçekten, karma bir sözleşme olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde inşaat yapım işi şekle bağlı olmayan bir sözleşmedir. Fakat, bu sözleşmelerde arsa sahibinin borcu taşınmazdaki bir kısım mülkiyeti yükleniciye geçirmek olduğundan sözleşmenin Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, Tapu Kanununun 26, ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca noterlikte düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Kanun, sözleşmenin geçerliliği (sıhhati) için resmi şekil aradığından emredici kural gereği resmi şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler geçersizdir. Ne var ki, uygulamada sözleşme adi yazılı şekilde yapılmış olsa da yüklenicinin edimini (inşaatı) tamamen veya reddolunmayacak oranda yerine getirmesi yada arsa sahibi tarafından geçersiz sözleşmeye rağmen yükleniciye tapuda pay devredilmesi halinde sözleşmeye geçerlilik tanınmaktadır.
Somut olayda, yapıda eksiklikler bulunduğu keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Diğer taraftan, davalılar arasında geçersiz sözleşmeye rağmen tapuda pay devri yapıldığı iddia edilmiş ve kanıtlanmış değildir. Davacı yüklenicinin geçersiz sözleşmesine dayanarak tescil talebinde bulunamayacağından davanın bu nedenle reddi gerekir.
Değinilen hususun gözardı edilmesi doğru değilse de hüküm sonuçta davanın reddine ilişkin bulunduğundan mahkeme karar gerekçesinin değiştirilerek düzeltilip, hükmün onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme karar ğgerekçesinin HUMK’nun 438/son maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMESİNE VE HÜKMÜN ONANMASINA, davacı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 15.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.